12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/15095 E. , 2013/23901 K.
"İçtihat Metni"ESAS NO : 2013/15095
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlunun, borcun ödendiğini belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 169-a/1. maddesi gereğince borçlu, icra mahkemesinde, borcun olmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği takdirde itirazın kabulüne karar verilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu senetten doğan borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, borçlunun takibe konu edilen bonolara ilişkin ödeme itirazında bulunduğu ve bu ödemeye ilişkin 16/02/2010 tarihli ve 500,00 TL.;
03/02/2010 tarihli ve 4.500,00 TL.tutarında iki adet tahsilat makbuzu sunduğu görülmektedir. Bu tahsilat makbuzlarından 500,00 TL.tutarlı olanı alacaklı vekilince kabul edildiği halde, 4.500,00 TL. tutarlı makbuzun alacaklı şirketin kayıtlarında bulunmadığını savunmuş ve borçlu tarafından sunulan tahsilat makbuzu ile aynı numarayı taşıyan 23/03/2010 tarihli ve 500,00 TL meblağlı bir adet tahsilat makbuzunu delil olarak göstermiştir. Alacaklı vekili, borçlunun ibraz ettiği 4.500,00 TL.miktarlı makbuzun şirket kayıtlarında bulunmadığını savunmuş ise de, imzaya bir itiraz da bulunmamıştır. Kaldı ki, alacaklının kabul ettiği makbuz da aynı nitelikte olup, aynı kişi tarafından imzalanmıştır. Bu durumda, borçlunun sunduğu ve aslı da mahkemece incelenen 4.500,00 TL tutarındaki makbuzda takip dayanağı bonolara atıf yapılmamış olsa da, aynı nitelikteki diğer makbuzun kabul edildiği ve imzanın inkar edilmediği dikkate alındığında, sözkonusu ödemenin takip konusu bonolara mahsuben yapıldığının kabulü gerekir. O halde, mahkemece, borçlunun ödeme itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.