Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
17.06.2013 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığı, teknik ve hukukî anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığı, 27/01/2009 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5831 sayılı Kanunu 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre ilk kez yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında .... Köyü'ndeki taşınmazın tamamının orman sınırı içine alındığı, 1952 yılında yapılan maki tefriki çalışmasında makiye ayrılmak suretiyle orman sınırı dışına çıkarıldığı, ancak 1993 yılında yapılan kadastro sonucunda 570 parsel sayısında orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, 1993 yılıda yapılan kadastronun 2. kadastro olup yok hükmünde bulunduğundan hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, orman parselinin 3402 sayılı Kanunu 6831 sayılı Kanun 1514 sayılı yazılarında belirtilen kadastro işlemleri tamamlanarak kesinleşen orman parsellerine ait evrak nedeniyle 570 parsel sayısında 8258100 m² yüzölçümü ile orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilmiş; 3402 sayılı Kanunu K6831 md.10 K3116 md.5 K6831 md.11