3. Hukuk Dairesi 2012/14557 E. , 2012/19522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tahliye ve 6.320,00 TL kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; kira sözleşmesine dayalı tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye davasının konusu kalmadığından bahisle bu konuda ayrıca karar verilmesine gerek olmadığına; 1.922,00 TL kira alacağının davalıdan tahsiline, vazgeçmeye göre fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür. Mahkeme tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şekli olan davetiyenin davadaki önemi büyüktür.Kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler ve uygulanacak tebliğ usulü, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde düzenlenmiştir. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1. fıkrasında "muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir" denilmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesi davalıya Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ve yargılama davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırılmıştır.Davalı adına çıkartılan davetiyede tutanağa "Aranılan saatlerde muhatap işe gitmiş olup, bu adreste bulunmadığından evrak İnciraltı Mahalle muhtarı ... teslim edilerek muhatabın kapısına iki nolu haber kağıdı yapıştırılıp keyfiyet Ali Şahinciye bildirildi" ifadesi yazılmış ancak muhatabın işe gittiğini beyan eden kişinin kim olduğu tebliğ tutanağına yazılıp, tutanak o kişiye imzalatılmamış, imzadan çekilmişse bu durum tutanakta belirtilmemiştir.Davalının usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekirken, usulüne uygun tebligat yapılmaksızın davalının yokluğunda yargılamaya devam edilerek, davalıya savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Mahkemece, davalının bilinen en son adresine davetiye çıkartılıp usule uygun şekilde tebliğ yapılarak taraf delilleri toplanıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.