6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin kurulduğu günden bugüne kadar Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olan turizm alanında faaliyette bulunan, turizmin gelişmesine gerek yatırımları gerekse de turizm mirasımızın dünya pazarında tanıtılması hususunda başarılı çalışmalar yürüten sektörün öncü markalarından biri olduğunu ve yurt içi yada yurt dışından gelen müşterilerine konaklama, yeme içme, rehberlik vb hizmetler sunmakta olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin kendi müşterilerini yemek, alışveriş ve bir takım turistik faaliyetler açısından... A.Ş kapsamındaki ticari işletmelere yönlendirmekte ve bu müşteri bulma faaliyetinin sonucunda davlı şirketten komisyon geliri elde etmekte olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkili davacı şirket tarafından cari hesap tutulduğunu, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının cari hesap ekstresi ve faturalar ile sabit olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen faturalara karşı davalı şirket tarafından süresinde ve usulüne uygun itiraz edilmediğini, taraflarca önceden belirlenen şartları gösteren ve bunları tevsik eden bir belge olan faturayı alan kişinin, faturanın münderecatına süresinde itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır ve bu faturaları düzenleyen lehine delil olarak kullanılacağını, bu durumda artık ispat yükü yer değiştirmekte ve davalı muhatabın, faturada yer alan bilgilerin doğru olmadığını başka bir vasıtayla ispat etme zorunluluğu altına girmekte olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından davalı şirkete aralarındaki ticari ilişki kapsamında 30/11/2015 tarihli fatura ve e-faturalar tanzim edildiğini, ancak buna rağmen bahse konu faturalara ilişkin davalı şirketin, süresinde ve usulünce itiraz etmediğini, söz konusu faturalar açısından her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketten olan alacağının ortaya çıkacağını, davacı müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen teyit mektubu niteliğindeki mutabakat formlarına süresi içerisinde itiraz edilmediğini, bilakis bunların kabul edildiğini, bilindiği üzere teyit mektubu aralarında bir sözleşme ilişkisi olan ve iki tarafında tacir olduğu durumlarda uygulanmakta olduğunu, müvekkilinin tacir tarafından davalı tacire aralarındaki sözleşme ilişkisine binaen doğmuş olan alacağa ilişkin olarak, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teyit mektubu niteliğinde 25/04/2016 tarihinde mutabakat formu gönderildiğini, bahse konu mutabakat formunu alan davalı şirketin buna süresi içerisinde itiraz etmediği gibi mutabık olduğunu belirterek faks yolu ile gönderildiğini, bu kapsamda davacı şirketin cari hesaptan kaynaklı borç bakiyesini kabul ettiğini belirterek, davanın kabulü ile, davalın icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın