4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/2084
- Karar No
- 2019/3949
- Karar Tarihi
- 17.09.2019
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2019/2084 E. , 2019/3949 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/12/2013 gününde verilen dilekçe ile evlilik birliği devam ederken üçüncü kişiyle birlikte olma iddiasına dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/04/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; Dava, evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olma iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/1. maddesinde manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirleneceği, 3. fıkrasında ise bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmedileceği düzenlenmiştir.
Şu durumda mahkemece, manevi tazminat talebi tümden reddedildiğine göre davalı yararına AAÜT'nin 10/3. maddesi gereği maktu 2.725,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, 10.750,00 TL nisbi vekalet ücreti takdir edilmesine dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.