14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2013/8235 E. , 2013/10302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydı üzerindeki vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 907 sayılı parsel 14910 m2 tarla cinsli taşınmazda vakıf şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Davalı ... İdaresi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, vakıf şerhinin 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra konulduğu nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizce "5737 sayılı Vakıflar Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarihli ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararının uygulanma olanağı yoktur." gerekçesiyle davanın esasının incelenmesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulup, 06.11.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre mukataalı vakıf arazisi olduğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir. Kural olarak; Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu sicilindeki yanlışlık ancak mahkeme kararı ile düzeltilebilir. Tek taraflı işlemle tapu kaydı üzerine işlenen vakıf şerhinin Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince terkini gerekir. Böyle bir durumda davalı ... Genel Müdürlüğünün iddiaları ise ancak tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesi istemi ile açacağı bir davada dikkate alınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.07.2011 tarihli 2011/14-396 Esas ve 2011/463 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dava konusu 907 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 65 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı 05.08.1968 tarihinde vakıf şerhi olmadan kesinleşmiş olup, vakıf şerhi 19.04.2000 tarihinde 2293 sayılı vakıflar idaresinin yazısı üzerine tek taraflı istem ile ve Türk Medeni Kanununun 1027. maddesinde belirtilen yönteme uyulmadan mahkeme hükmü alınmadan konulmuş olması yasaya aykırıdır.
Karar başlığında ..., ..., ..., ..., ... dışındaki diğer davacıların isimlerinin yazılmamış olması usul ve yasaya aykırı olup 6100 sayılı HMK'nın 297/b maddesi gereğince tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi gerekirken usul hükümlerine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dava konusu 907 sayılı parsel dava sırasında 28.01.2009 tarihinde imar uygulaması ile kapatılmış olup yeni oluşan 2311 ada 1, 2312 ada 1 ve 2316 ada 2 parsel numaralarını almışlardır. Diğer taraftan, tapu müdürlüğünün 23.03.2010 tarihli yazısında davacı ... murisi ...hisesinin intikal ettiği bildirilmiş olup, intikal ettiği bildirilen Mustafa Nuri evlatları "..." isimli kişiler davada taraf değildir. Mahkemece hüküm sonucunda yeni oluşan imar parsellerinin numaraları ve davacı malikleri ayrı ayrı yazılmak suretiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak her bir davacının hisseleri üzerinden 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi gereğince infaza elverişli olarak hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bütün bu yönler bir yana bırakılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.