15. Ceza Dairesi

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın internet sayfasına kiralık araç ilanı verdiği, katılanın ilanda belirtilen cep telefonu numarasını arayarak sanıkla araç kiralama konusunda anlaştıkları, katılanın depozito bedeli olan 3.000 TL parayı EFT yoluyla gönderdiği halde sanığın araçları kendisine göndermediği, parayı iade edeceğini söylediği halde sonrasında telefonlara cevap vermediği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; Sanığın, vergi levhasından da anlaşıldığı üzere, kendi adına araç kiralama işi yaptığı ve ticari bir unvanı bulunmadığı, bu nedenle 213 sayılı Yasa gereğince serbest meslek mensubu olmadığı ancak, sanığın internet sayfasına kiralık araç ilanı vermesi nedeniyle yüklenen eylemin, Yargıtay CGK'nın 16/04/2013 tarih ve 2012/15-1407; 2013/140 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap