Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi  tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :   Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;     Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, 02.04.2010 ile 23.05.2011 tarihleri arasında  dosyanın altı ay işlemsiz bırakılması nedeniyle  zamanaşımının dolduğunu belirterek icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece;  takip kesinleşmeden,  kesinleşmesinden sonraki  dönemle ilgili olarak  İİK.nun71/son maddesi  gereğince itirazda bulunulamayacağı belirtilerek  istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.    İ.İ.K.’nun 168/5.maddesi gereğince borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. İ.İ.K.’nun 71.maddesine göre süresiz olarak ileri sürülebilecek olan zamanaşımı şikayeti ise, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi hali içindir.    Somut olayda, alacaklının, zamanaşımı dolmadan 19.12.2008  tarihinde takibe başladığı, ödeme emrinin borçlu tarafa 27.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun yasal beş günlük sürede zamanaşımı itirazı ile icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. Borçlu takip sonrası zamanaşımının dolduğuna yönelik şikayette  bulunmuş ise de, talep dilekçesinde belirttiği zaman aralığında  henüz takibin kesinleşmediği, hukuki tasnifin ise hakime ait olduğu dikkate alındığında, borçlunun itirazının İİK.nun 168/5.maddesi kapsamında zamanaşımı itirazı olarak kabulü gerekir.       Bu durumda, mahkemece borçlunun dava dilekçesindeki isteminin  sevk maddesi ile bağlı kalmayıp, istemin  takibin kesinleşmesinden önceki zamanaşımı itirazı olarak   kabul edilip  sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile   istemin reddi isabetsizdir.SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
25.03.2013 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk