19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/6382 E. , 2013/10501 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Gıda Mal.Ltd.Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı tarafça müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı şirkete kullandırılan kredinin geri ödenmediği, davalının da ödenmeyen kredi borcundan dolayı müteselsil kefil sıfatıyla kefalet limiti ve kendi temerrüdü ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olup kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı banka alacağının 14.11.2003 tarihinde muaccel hale geldiği kabul edilmiştir.Banka alacağı muaccel hale gelse bile kefilin kefalet limitinden fazlasından sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmesi gerekir.Mahkemece davacı banka tarafından keşide edilen 05.06.2009 tarihli ihtarnamenin kefile hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilip ödeme için verilen 5 günlük süre de gözetilerek 2.500.TL kefalet limitine temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faiz hesaplattırılıp bulunan meblağ yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.