17. Ceza Dairesi
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Her ne kadar 02/07/2015 tarihli önceki hükümde “direnilmesine” ibaresi kullanılarak mahkumiyet hükmü ve diğer hükümler kurulmuş ise de; Önceki bozma kararını 2. maddesinde bulunan “Suçta kullanılmayan ve suçtan ele edilmemiş olan 5 adet çoklu kablo parçasının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi” bozmasına uyularak “....emanette bulunan 5 Adet çoklu kablo parçası, Fotoğraf ve DVD'nin ise dosyada delil olarak saklanmasına” şeklinde hüküm kurulması, yine bozma ilamının 3. maddesinde yer alan “Sanık ... hakkında, iddianamede TCK'nun 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği gibi adli sicil kaydının da yüzüne karşı okunmadığı anlaşılmakla, CMK'nun 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden, TCK'nun 58. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması” şeklindeki bozma ilamı doğrultusunda ek savunma verildikten sonra hüküm kurulmuş olması, ayrıca mahkemenin kararında da ifade ettiği gibi, önceki karar sonrası aleyhe temyiz olmaması sebebiyle 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi kapsamında kazanılmış hakkın gözetilmesi uygulamasına yanlış anlam yükleyip, hatalı bir yöntem olan direnme ibaresi kullanılarak eski niteleme ile hüküm kurulmuş olması karşısında; bu durumun Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu' nun istikrar bulmuş içtihatları uyarınca (Örneğin, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/10/2016 gün 2015/783 Esas ve 2016/377 Karar sayılı kararı) yeni hüküm mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, dosyanın Dairemizce yapılan incelemesinde;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın