4. Ceza Dairesi
Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik tehdit ve hakaret suçlarından yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında verilen düşme kararına dair İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/06/2015 gün ve 2005/3 esas, 2008/63 karar sayılı ek kararının katılan tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 14/02/2019 gün ve 2018/7754 esas, 2019/2110 sayılı kararıyla, "Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, TCK'nın 106/1-1. cümlesi gereğince 6 ay hapis ve aynı Kanunun 125/1. maddesi uyarınca doğrudan 1800 TL. adli para cezası uygulanarak hükümlerin açıklanmasının geri bırakıldığı ve bu kararın 26.01.2009 tarihinde kesinleştiğinin, sanığın beş yıllık deneme süresi içinde 29.05.2012 tarihinde hakaret suçunu işlemesi nedeniyle TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca doğrudan 1740 TL. adli para cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması gerektiği gözetilmeden, sanığın deneme süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemediği gerekçesiyle CMK'nın 231/10. maddesi uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklinde karar verilmiştir. I- İTİRAZ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/06/2019 gün ve KD - 2019/58303 sayılı yazısı ile, "Sanık ... hakkında, düzenlenen iddianameyle, müşteki ...'ya tehdit ve hakarette bulunduğu ileri sürülerek 31/10/2005 tarihinde kamu davası açıldığı, Kadıköy 1.Sulh Ceza Mahkemesinin, 25/12/2008 tarih ve 2005/921 Esas ve 2008/1806 Karar sayılı ilamıyla, sanık hakkında 1- TCK 106/1 md 6 Ay Hapis ve TCK 53/1 md ve C.M.K'nun 231/5 md HAGB 2- TCK 125/1 md 3 Ay Adpc ve TCK 52/2 md 1800 TL Adpc ve C.M.K'nun 231/5 md HAGB karar verildiği, Hüküm 26/01/2009 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, Sanığın deneme süresi içinde, ikinci kez yeniden hakaret suçunu işlediği ve bu suçla ilgili olarak İstanbul Anadolu 34. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/05/2013 tarih ve 29-013/154 Esas ve 2013/216 Karar sayılı ilamıyla hakkında verilen mahkumiyet kararı 21/05/2013 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Mahkemesine yapılan ihbar üzerine, sanık ... hakkında Kadıköy 1.Sulh Ceza Mahkemesinin, 25/12/2008 tarih ve 2005/921 Esas ve 2008/ 1806 Karar sayılı ilamıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilişkin kararın C.M.K'nun 231/11 maddesince hükmün açıklanması isteminde bulunulduğu, ancak İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2013 tarih ve 2005/921 E-2008/1806 K sayılı ilamıyla sanık hakkında hükmün kesin nitelikte olduğu tekerrüre esas alınmayan hükmün denetimden geçmediği kabul edilerek hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği, Bu karar itiraz edilmeksizin kesinleştiği, daha sonra İstanbul Anadolu 48.Sulh Ceza Mahkemesince dosya ele alınarak sanık hakkında tehdit ve hakaret suçundan C.M.K'nun 231/5 maddesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ilamın kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içinde suç işlemediği kabul edilerek sanık hakkında verilen hükmün ortadan kaldırılarak düşmesine karar verildiği, İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 2005/3Esas ve 2008/63 Karar sayılı ek kararıyla verilen düşme kararın katılan ... tarafından yasal süresi içinden 03/07/2015 tarihinde, temyiz edildiği, Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 14/02/2019 tarih ve 2018/7754 Esas ve 2019/2110 Karar sayılı ilamıyla, sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde, hakaret suçunu işlediği ve bu hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçundan verilen ilk hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden sanığın deneme süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemediği gerekçesiyle C.M.K'nun 231/10 maddesince kamu davasının düşmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, hükmün bozulmasına karar verildiği, Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 14/02/2019 tarih ve 2018/7754 Esas ve 2019/2110 Karar sayılı bozma ilamının hukuka aykırı olduğu, katılan ...'nın hükmü temyiz ettiği tarihte nüfus kaydına göre ölü bulunduğu, katılanın hükmü temyiz etme olanağının fiilen imkansız olduğu ve dosyada mevcut temyiz isteminin hukuken geçerli olmadığı, katılan ...'nın C.M.K'nun 243/2 maddesi uyarınca mirasçılarının tespiti ile hükmü temyiz etme hakkının tanınması gerektiği gözetilmeden Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 14/02/2019 tarih ve 2018/7754 Esas ve 2019/2110 Karar sayılı ilamıyla temyizin geçerli olduğu kabul edilerek sanığın deneme süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemediği gerekçesiyle C.M.K'nun 231/10 maddesi uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün itirazen bozulması istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir. İTİRAZ NEDENLERİ :İtiraza konu uyuşmazlık katılan ...'nın ölü bulunduğu tarihte adına yapılan temyiz başvurusunun hukuken geçerli olup olmadığına ilişkindir. Bilindiği üzere 5217 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Katılanın kanun yoluna başvurması Madde 242 – (1) Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir. (2) Karar, katılanın başvurusu üzerine bozulursa, Cumhuriyet savcısı işi yeniden takip eder Katılmanın hükümsüz kalması Madde 243 – (1) Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler. "şeklindeki düzenlemeler karşısında, İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 2005/3Esas ve 2008/63 Karar sayılı ek kararıyla sanık ... hakkında TCK'nın 106/1-1. cümlesi gereğince 6 ay hapis ve TCK 125/1. maddesi uyarınca doğrudan 1800 TL. adli para cezası uygulanarak hükümlerin açıklanmasının geri bırakıldığı ve bu kararın 26.01.2009 tarihinde kesinleştiğinin, sanığın beş yıllık deneme süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davrandığı anlaşılmakla, 5271 sayılı C.M.K'nun 231/10 maddesi uyarınca verilen kamu davasının düşmesine karar verildiği, Dosya üzerinde yapılan inceme sonucunda verilen ek karar sanığa ve katılan ...'ya, tebliğe gönderildiği ve katılana yapılan tebligatın eşi ...'ya tebliğ edildiği ve yasal süresinde 03/07/2015 tarihinde hükmün katılan adına temyiz edildiği, Ancak Katılan ...'nın 20/09/2009 tarihinde vefat ettiği dosyada mevcut Nüfus Kayıt Örneğinden anlaşıldığından, katılan adına temyiz isteminde bulunulmasının hukuken ve fiilen olanaksız olduğu, İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 2005/3Esas ve 2008/63 Karar sayılı ek kararıyla verilen düşme kararın, Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 14/02/2019 tarih ve 2018/7754 Esas ve 2019/2110 Karar sayılı kararıyla bozulmasının hukuka aykırı olduğu, Katılan Göngör Taha'nın temyiz tarihinde ölü bulunduğu yapılan temyiz başvurusunun hukuki değerden yoksun bulunduğu gözetilerek, C.M.K'nun 243/1-2 cümle kapsamında katılan ...'nın mirasçılarının belirlenerek adlarına tebligat çıkartılması için Özel Dairece, Tevdii kararı verilmesi gerekirken, sanığın deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ilk hükmün açıklanması gerektiğine ilişkin bozma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 14/02/2019 tarih ve 2018/7754 Esas ve 2019/2110 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir. SONUÇ VE İSTEK :Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya kapsamına göre,
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın