(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/970 E. , 2013/12628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali -Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu iptali ve önalım davasına dair karar, davacı. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, evrak üzerinden yapılan inceleme neticesinde, önalım hakkına konu payın satın alındığı tarihten önce davalının taşınmazda payı bulunduğundan, paydaşın diğer paydaşın payını satın almasında önalım hakkı kullanılamayacağından, dava şartı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine duruşma açılmaksızın evrak üzerinden karar verilmiştir.
Duruşmasız olarak karar verilebilmesi için hukuken bunun mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla ancak hukukun cevaz verdiği hallerde duruşma açmadan karar verilebilir. (Örneğin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları gibi) veya Kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinde karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerden dosya üzerinden karar verilebilir. (Örneğin İİK.nun 17-18 maddelerinde öngörülen şikayet davalarında olduğu gibi) Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemez.
Bilindiği üzere HMK.nun hukuki dinlenilme başlıklı 27.maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.
Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda Hâkim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için Kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36. maddesiyle düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin, doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasası'nın 36. maddesi ile 6100 sayılı HMK.nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmediği için hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenlerle duruşma açılmak suretiyle, inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.