12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/1615 E. , 2013/3643 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2012
NUMARASI : 2011/313-2012/191
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçluların, ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve dayanak senetteki imzanın borçlulara ait olmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilerek takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır.
Hükmi şahıslar adına, ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Tüzüğünün 28. maddesindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi, gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Somut olayda, borçlu şirkete tebligat yapılan adresin, ticaret sicilindeki adresle aynı sokak, kapı numarası ve semt isimlerini ihtiva ettiği, sadece mahalle isminin farklı yazıldığı görülmektedir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, bu mahalle isimlerinin aynı yere ilişkin olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre, aynı ise ticaret sicilindeki adrese yapılan tebligat usulüne uygun olacağından tebligat usulsüzlüğü şikayetinin reddi ve itirazların da süre aşımından reddine; aynı değil ise tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile itirazların esasının o zaman incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle borçlu şirket yönünden İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.