5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Balıkesir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlenerek Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesinin 29/04/2010 tarihli ve 2009/10 Tereke, 2010/7 sayılı muris ...'ın terekesinden el çekilerek mirasçılara paylarının ödenmesine dair verilen Karara istinaden müvekkilinin hissesine düşen 4.063,82 TL parayı 23/09/2010 tarihinde tahsil etmesine rağmen, bu konuda müvekkili olan katılana bilgi vermeyerek belirtilen miktarı uhdesinde tuttuğu iddia ve kabul edilmiş ise de; savunmasında katılanın toplamda dört adet dava dosyasını takip ettiğini ve her bir dosya için 1.500 TL vekalet ücretinin tereke parasından alınması konusunda katılan ile anlaştıklarını, bu nedenle vekalet ücreti alacağından kaynaklanan hapis hakkını kullandığını beyan etmesi karşısında, anılan dava dosyalarının sanıktan sorulup, getirtilmesi ve incelenmesi sonrasında sanığın toplam vekalet ücreti alacağının tespit edilerek uhdesinde para kalıp kalmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasına müteakip hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 4.063,82 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu, TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak ve yetkilerin kullanımının yasaklanmasına karar verilirken hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanık müdafi ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın