15. Ceza Dairesi
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın katılanın yanında şoför olarak çalıştığı sırada teslim ettiği yük karşılığında aldığı nakliye ücretini katılana iade etmeyerek mal edinmesi şeklindeki eyleminin TCK'nun 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.09.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy: Sanığın katılanın şirketinde sigorta kaydı olmaksızın olay tarihinden kısa süre önce şoför olarak çalışmaya başladığı, İstanbul iline götürülmek üzere kendisine teslim edilen kamyondaki yükü yerine bıraktıktan sonra 900 Lira nakliye ücretini aldığı ve bunu müştekiye iade etmediği ve böylece güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edilen olayda; sanığın teslimettiği mal karşılığında nakliye ücretini alması yönünde müşteki tarafından hizmet ilişkisi gereği yetkilendirilip yetkilendirilmediği, ücretin ilgilisi tarafından nakliye işini yapan şoföre ödenmesinin bir teamül olup olmadığı ile katılan tarafından ücretin başka bir usule doğrudan kendisine ödenmesi yönünde nakliye borçlusuna bir talimatının veya anlaşmasının bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği değerlendirmesiyle sayın çoğunluğun eylemin doğrudan TCK'nun 155/2 maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kararına katılmamaktayım.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın