8. Hukuk Dairesi
Davacı, imar-ihya ve zilyetlik hukuksal sebebine dayanarak tescil harici bırakılan taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile köy temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz 1963 yılında taşlık, çalılık niteliği ile tescil harici bırakılmıştır. 3402 sayılı Kanunun 17. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan böyle bir yerin imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip Kadastro Kanununun 14. maddesindeki şartlar mevcut ise imar-ihya edenler adına tescil edilebilir. Zirai bilirkişi imar- ihya işlemlerinin 18.04.2008 keşif tarihi itibarıyla 10-15 yıl önce başladığını söylemektedir. Bu hale göre 1992-1993 yıllarında başlayan imar-ihya işleminden sonra dava tarihine kadar sürdürülen zilyetlik süresi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. md. ve TMK 713. md. göre yeterli değildir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ile köy temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 435,90 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden Ulukapı Köyü Tüzel Kişiliğine iadesine 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın