18. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler, gerekçe içeriğine göre ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun, girdikten sonra çıkmayı da kapsadığı Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 11/10/2018 tarih 2015/4-3 esas, 2018/423 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda seçimlik olarak düzenlenen hareketlerden birisi de "çıkmama" eylemidir. Bu eylem belli bir yerde kalmaya devam etmeyi ifade eder. Çıkmama eyleminin gerçekleşmesi için iş yerine rıza ile girilmiş olması ve hak sahibinin söz, hareket veya tavırlarıyla faili çıkmaya davet etmesi, buna rağmen failin makul bir süre içerisinde iş yerinden ayrılmaması gerekir. Ancak, kimi durumlarda doğrudan bildirilmiş olmasa bile yapılan hareketlerle rızanın ortadan kalktığı faile gösterilmiş olabilir. Bu anlamda; failin, çalışma saatleri içerisinde bir iş yerine girdikten sonra, burada sunulan hizmetin amacına aykırı bir şekilde iş yeri sahibine ya da burada bulunan müşteriye saldırması, sarkıntılık etmesi gibi hukuka aykırı davranışlarda bulunması ve makul bir süre içerisinde iş yerini terk etmemesi hallerinde de iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu oluşacaktır" Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda sanığın konuta girdikten sonra eşini darp ettiği, eşyaları kırdığı, katılan konuttan çıkmasını istemesine rağmen rızaya aykırı olarak konutta kalmaya devam ettiği, katılanın olayı polise bildirdiği, polis memurları eve gelene kadar konuttan çıkmaması eyleminde makul bir süre geçmesine rağmen sanığın konuttan çıkmayarak kalmaya devam etmesi eyleminin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğu kabul edilerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceği, Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 19/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın