12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/20805 E. , 2013/29639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2012/1171-2013/393
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı şirket tarafından borçlu Belediye aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğü' nün 2012/3192 E. sayılı takip dosyası ile 04.06.2012 tarihli 143.000,00 TL bedelli temliknameye dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatılmış, borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde icra dairesine başvurusunda borca kısmi itirazda bulunmuş, 1.179,75 TL damga vergisi , 707,85 TL karar pulu kesintisinden sonra kalan kısmın 141.112,40 TL olduğunu, 04.05.2012 tarihinde borca istinaden 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan borcun 41.112,40 TL olduğunu ileri sürmüştür.
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda borçlunun 1.179,75 TL damga vergisine ilişki kısmi itirazının haklı olduğunu kabul etmekte birlikte 100.000,00 TL ödeme iddiası yönünden itirazın haksız olduğunu ileri sürmüştür. Borçlu belediyece 04.05.2012 tarihinde alacaklı şirkete 100.000,00 TL ödeme yapıldığı hususu tarafların kabulündedir.
Uyuşmazlık, ödemenin hangi borca mahsup edilmesi gerektiği konusundadır. Alacaklı yapılan bu 100.000,00 TL'lik ödemeyi 13.01.2012 tarihli temlik alacağına ( Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3157 E. sayılı takip dosyasına konu) mahsup ettiklerini ileri sürmekte, borçlu ise yapılan ödemenin iş bu icra takibinin ( Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3192 E. sayılı takip dosyası) konusu olan 04.04.2012 tarihli temliknameye dayalı borca istinaden yapıldığını savunmaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre; “Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.”
Borçlu belediyenin ödeme belgesi olarak sunduğu 04.05.2010 tarihli 100.000,00 TL bedelli muhasebe işlem fişi incelendiğinde, ödemenin, hangi borca istinaden yapıldığı konusunda bir açıklamanın yer almadığı görülmektedir. Bu durumda alacaklının beyanına itibar edilerek, hangi borca mahsuben yapıldığı taraflar arasında ihtilaf konusu olan 100.000,00 TL lik ödemenin, 13.01.2012 tarihli temliknameye dayalı alacağa istinaden yapıldığının kabulü gerekmektedir. O halde mahkemece; borçlunun itirazının 100.000,00 TL üzerinden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.