Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle birlikte, temyizin kapsamının sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri ile sanıkların mağdurlar ..., ..., ., ... ile katılanlar ... ve ...’ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan beraat ve ret hükümlerinden ibaret olduğu belirlenerek dosya görüşüldü: I- Sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçen mağdurlar ... , ..., ... ve ...’nın açılan kamu davalarına katılan olma ve verilen hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, mağdurlar ... , ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, II- Başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/64 Esas, 2014/231 sayılı dosyasında sanıklar ... ve ...’ın katılanlar ... ile ...’ya karşı cinsel istismar ve incelemeye esas dosyadan tefrik edilen tehdit, yaralama, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suç işlemeye tahrik suçlarına ilişkin değerlendirme yapıldığı ve bu eylemler hakkında mevcut dosyada kovuşturma istenmediği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamı da dikkate alınıp tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek, yapılan incelemede: A- Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümlerinin temyizinde; Eylemlere ve yükletilen suça yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B- Sanıkların, katılanlar ... ve ...’e yönelik cinsel taciz eylemlerine ilişkin kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde; Suç tarihi itibarıyla sanıklar hakkında TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, temyiz sürecinde gerçekleştiği anlaşıldığından, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE, C- Sanık ...’ın katılanlar ... ile ... ve mağdurlar ..., ..., ... ve ...’ya fuhuş, yaralama ve tehdit; sanıklar ..., ...’ın katılanlar ... ile ... ve mağdurlar ..., ... ve ...’ya karşı fuhuş, yaralama ve tehdit; sanıklar ... ve ...’ın ..., ... ve ...’ya yönelik fuhuş, yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde; Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, Sanıkların tehdit ve cebir kullanarak fuhuş suçunu gerçekleştirdiği kabul edilerek sanıklar hakkında TCK’nın 227/1-4. madde ve fıkralarının uygulanmış olması karşısında, tehdit ve yaralama suçlarından açılan davalara ilişkin ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığı gözetilmeden hatalı değerlendirmeyle atılı suçlar yönünden ret kararı verilmiş ise de; bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu, Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ve katılanlar ... ile ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, D- Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın ... ve ...’e karşı fuhuş, yaralama ve tehdit; sanık ...’ın ...’ya karşı fuhuş, yaralama ve tehdit eylemlerinden kurulan hükümlerin temyizine gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;