Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki sanık ...'nin şikayetçi olduğunu belirtmiş olmasına karşın, mahkemece katılma isteği sorulup bu konuda bir karar verilmemiş ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı dikkate alınıp CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki sanığın davaya katılan sanık olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. A) Sanık ... hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığının eylemlerini meşru müdafaa sınırları içerisinde gerçekleştirdiğinin kabulü karşısında, CMK'nın 223/2-d maddesi gereğince “beraat” yerine, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan ...'nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükümdeki "ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresi çıkarılarak, yerine "beraat" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Sanığa yükletilen işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Suçun, birden fazla kişi ile işlendiği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında, TCK'nın 119/1-c maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak;