Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtilaf konusu sözleşme ve iş bu sözleşmenin tarafı müvekkilinin tacir olduğunu, bu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu sözleşmede alacaklının değişmediğini, borçlunun değişmesi nedeniyle borcun naklinin söz konusu olduğunu, borcun naklinde borcu devreden eski borçlunun borçlu olmaktan çıktığını ve yerine borcu devralanın geçtiğini, müvekkilinin temlik alan olarak kabul edilmesine rağmen yeni alacaklı olmadığını, davacının tasfiye halinde ... AŞ'deki alacağını ödemekle yükümlü olan ve borcu devralmış yeni borçlu olduğunu, alacağın devrinin borçlunun onayı olmaksızın gerçekleşeceğini ancak borcun naklinin yapılabilmesi için alacaklanın kabul beyanı gerektiğini, bu durumda Tasfiye Halinde ... AŞ'nin borcunun müvekkiline devrini, davacının kabul ettiğinin sözleşmede açık olduğunu, borcu nakleden ... AŞ'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, tasfiye süreci devam ederken davacı katılım hesabı sahibinin tasfiye sonucunu beklemeden icra takibi başlatmasının, dava açmasının yasal olarak mümkün olmadığını, borcun nakli sırasında borç ne durumda ise yeni borçlunun kural olarak o durum ile borcu üstlendiğini, alacağın muaccel olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.