12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/31017 E. , 2013/38406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2012/1400-2013/1022
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu meskeniyet şikayetinde bulunmuş olup mahkemece şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, taşınmazın satışının yapılarak satış bedelinin 200.000TL sinin borçluya, artan kısmının alacaklıya ödenmesine , satışın 200.000TL den az olmamak üzere yapılmasına karar verilmiştir.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler ,adı geçenin bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasından vazgeçtiğinin kabulünü gerektirir.
Somut olayda, taşınmaz kaydına 04.01.2012 tarihinde haciz uygulandığı ve taşınmaz üzerinde haciz tarihinden daha önce ...T.A.O lehine tesis edilmiş 27.03.2009 tarihli ipoteğin mevcut olduğu görülmektedir. Bu durumda, mahkemece banka lehine verilen ipoteğin türü,(bankaların kimi zaman konut kredisini tüketici kredisi olarak bildirdiği de göz önünde tutularak ) ,haciz tarihinde kalkıp kalkmadığı ,anılan bankadan sorularak tespit edilmeli ,ipoteğe dayanak kredi sözleşmesi getirtilmeli,ipotek akit tablosu tapu sicil müdürlüğünden celp edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Kabul şekli itibarıyla,
İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın İstanbul ili Bakırköy ilçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporunda taşınmazın toplam değerinin 220.000 TL. olduğu borçlunun ailesi ile birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip satın alınabileceği evin asgari bedelinin 200.000TL olacağı bildirilmiştir. Rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu yerde veya o yere yakın yerlerde meskeninin bulunması zorunlu değildir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nüfus kayıtları getirtildikten sonra, zabıta araştırması yaptırılarak bu kişilerin borçlu ile birlikte yaşayıp yaşamadıkları, geçimlerini nasıl temin ettikleri, sosyal ve ekonomik durumları tespit edilip, bilirkişiden ek rapor alınarak İstanbul ilinin daha mütevazı semtlerinde, daha mütevazi vasıfları taşıyan haline münasip evi alabileceği değerin yukarıdaki kurallara göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu tespitlerden sonra borçlunun haline münasip ev alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.