9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2015/24619 E. , 2019/19064 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı işyerinde 03/06/2004 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının kesintisiz olarak 21/10/2013 tarihine kadar devam ettiğini, davacının davalı işyerindeki görevinin şehirlerarası-uluslararası tır şoförlüğü olduğunu, ücret+sefer primi esasına göre çalıştığını, buna göre asgari ücret ve 100 KM için 20TL esasına göre çalışan davacının aylık ortalama gelirinin en az 2.500 TL olduğunu, buna rağmen ücretin SGK’ya asgari ücretten, son 2-3 ayda 1.000 TL üzerinden bildirildiğini, son bir yıldır sefer primlerinin bankaya yatırıldığını, ancak bu sefer bu ödemelerin primlerinin ödenmediğini, bu hususlarla birlikte 2009 yılı boyunca ayın her günü çalışmasına karşın kriz bahanesiyle 15 gün üzerinden kuruma bildirilmesi, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, ücretinden hasar bedeli adı altında haksız kesintiler yapılması, neredeyse ayda 1-2 gün evine gidebilecek kadar olağan üstü koşullarda çalıştırılmış olması gibi her biri başlı başına haklı neden olan bu nedenlerden dolayı iş akdinin İş Kanunu’nun 24.maddesine göre fesih edildiğini, feshin haklı nedene dayanmasına rağmen kıdem tazminatı ödenmediğini, 2013/Ekim ayına ait 21 günlük çalışmasına denk düşen ücret+sefer priminin ödenmediğini, davacının kullandığı tır dolu iken kilometre başına sefer primi ödendiğini, boş iken sefer primi ödenmediğini, yapılan işin özelliği nedeniyle çok küçük istisnalar dışında hep Gebze’de bulunan şirket merkezine boş iken döndüğünü, bu durumun işyerinin çalışma sistemi olduğunu, davacının çalışma süresi boyunca tek şoför olarak çalıştığını, tüm çalışma süresi boyunca hafta tatillerinde çalışma yapıldığını, hafta tatillerinde yapılan çalışmalara sefer primi dışında ödeme yapılmadığını, davacının tüm çalışma süresi boyunca dini-resmi bayramlar ile genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, çalışma süresi boyunca hak ettiği yıllık izinlerini her yıl 5-10 günlük sürelerle kullandığını, kullanmadığı 50 günlük yıllık izin süresi kaldığını, fesih sırasında yıllık izin ücreti ödenmediğini belirterek; 2.000,00 TL. kıdem tazminatının, 500,00 TL. ücret alacağının, 500,00 TL. yıllık izin alacağının, 2.000,00 TL. fazla çalışma alacağının, 1.500,00 TL. hafta tatili alacağının, 500,00 TL dini-ulusal bayram/genel tatil alacağı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 04/01/2006 tarihinde çalışmaya başladığını, asgari ücret ile istihdam edilmediğini, daha önceki emsal dosyalardan alınan emsal ücretlere uygun ücret ile istihdam edildiğini, davacıya yapılan tüm ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, Sefer primi ödemelerinin tam olarak ödendiğini, iş sözleşmesinde maaş ve sefer primi ödemesi ile istihdam edileceğinin aşikar olduğunu, davacının feshe esas gösterdiği sebepler olgusunu bildiğini, muvafakat ettiğinin açık delili olduğunu, sigorta primine esas olan ücretlerin sürekli ve düzenli ödenen tüm gelirler olduğunu, sefer priminin düzenli ve sürekli bir bedel olmadığını, ödenen sefer primlerinin kıdem tazminatına esas ücretlerden olduğunu, SGK prim ödemesine esas olan ücretlerden olmadığını, bu nedenle işçi tarafından haklı sebeple feshi gerektirir durum olmadığını, davacının iş akdinin istifa ile sona erdiğini, iş akdinin sona ermesinden önce birkaç defa devamsızlık yaptığını, bu nedenle ihtar verilmiş bir çalışan olduğunu, yazılı savunmalarında ailevi problemleri olduğu hususunu mazeret olarak dile getirdiğini, son dönemlerinde verimsiz ve dikkatsiz çalışması sonucu uyarıldığını, nihayetinde iş dönüşü davacı tarafın artık çalışmayacağını beyan ederek istifa dilekçesi sunduğunu, davacının ücretinin maaş bordrolarında yazan miktar olduğunu, iddiaların aksine maaşın asgari ücret üzerinden gösterilmediğini, ücret alacağına ilişkin olarak ücretin banka kanlıyla ve imza karşılığı makbuz ile ödendiğini, ücretinde kesintiler yapıldığını, kusur ve ihmal ile oluşan zararlara dair kesintiler yapıldığını, bu durumun, kesintilerin, işyeri çalışma koşulu haline geldiği dikkate alınarak ücret alacağı talebinin reddedilmesi gerektiğini, sürücülerin çalışma saatlerini kendilerinin belirleyebildiği hususu ile birlikte işverenlerce ödenen sefer harcırahlarının fazla mesailere karşılık olduğunu, sürücülerin KTK sürüş sürelerine uymakla yükümlü olduklarını, yurt içi yurt dışı ayrımı gözetilmeksizin her sürücüye sefer harcırahı ödendiğini, bu harcırahların fazla mesai ve genel tatil günleri çalışmaları karşılığı ödendiğini, sürücünün km başına prim alarak kazancını artırma şansına sahip olduğunu, fazla gelir elde etme amacıyla fazla araç kullanıldığını, iş sözleşmesi ile davacının sürücü trafik kurallarına riayet etme yükümünü kabul ettiğini, sürücü olarak istihdam edilen çalışanların yalnız çalışanlar olduğunu, sürücülerin çalışma saatlerini yol durumuna, Trafik Kanunu gereği sürüş sürelerine, mevsim koşullarına göre ayarlayan kişiler olduğunu, sefer primlerinin gerek fazla çalışma, gerekse resmi-dini-bayram, genel tatil ve hafta tatil çalışmalarının karşılığı olduğunu, tüm bordroların imzalı olduğunu, hafta tatili ile genel tatil çalışmalarının bordrolara yansıtılarak bankaya yatırıldığını, davalı işyerinin hafta tatili ile genel tatillerde çalışma yaptırmadığını, KTK gereği sürücülerin 9 saat 1 saat mola vermek kaydı ile araç sürebilecekleri ve tatil günlerinin teslimatların yapılacağı müşterilerin mesailerinin olamayacağını,sunulan belgelerden davacının tüm izinlerini kullandığının anlaşılacağını, davacının izin ücret alacağı, fazla mesai alacağı, hafta tatil, ulusal tatil, resmi tatil ve dini bayram tatil çalışması alacağı, genel-bayram alacağı ile ücret alacaklarının zamanaşımına tabi olduğunu, bu alacaklar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının sabit ücret + sefer primi şeklinde çalıştığı, sefer primi eklenerek asıl ücrete ulaşıldığı, hesaplamaların da buna göre yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup dairemiz uygulamasına göre bu tarz çalışma sisteminde fazla mesainin zamsız kısmının alındığı kabul edilmekte ve fazla mesai hesabı sadece %50 zamlı kısım için yapılmaktadır. Somut olay bakımından fazla mesai hesabı yapılırken 0,5 katsayı yerine 1,5 katsayı ile çarpım yapılarak hesaplama yapılması hatalıdır.
3.Hükme esas ek ve kök bilirkişi raporları incelendiğinde raporların denetime elverişli olmadıkları gibi fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları yönünden de hatalı hesaplamalar içerdikleri saptanmıştır.
Hesap bilirkişinin söz konusu raporlarında, takoğraf kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişinin düzenlediği ve Karayoları Trafik Kanunu'na göre günlük 9 saati aşan sürelerin hesaplandığı rapor baz alınarak; fazla mesai ücreti alacağında günlük 7,5 saati geçen sürelerde fazla mesai yapıldığı kabul edilerek alacak hesaplanmış, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarında da yine çalışma saati esas alınarak bu alacakların hesaplanması yoluna gidilmiştir. Mahkemece yapılacak iş; Takoğraf kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu dikkate alınarak,
a)Davacının haftalık çalışma süreleri hesaplanıp (7 günlük çalışmanın bulunduğu haftalarda hafta tatili günündeki 7,5 saati aşan çalışmanın da dahil edilmek sureti ile), 45 saati aşan çalışması olup olmadığı saptanarak buna göre fazla mesai ücreti alacağının bulunup bulunmadığı belirlenmeli,
b)Haftanın 7 günü çalışma olup olmadığını tespit ederek, 7. günde 24 saat dinlenme olmaksızın çalışılan haftalarda, hafta tatil ücretinin çalışılan saat miktarı üzerinden değilde 1,5 yevmiye olarak hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeli,
c)Genel tatili ücreti alacağında ise, takoğraf kayıtlarının yanı sıra yurda-giriş ve çıkış kayıtları da dikkate alınarak, davacının çalıştığı genel tatillerin tespiti ile alacağın yine saat ücreti üzerinden değil de çalışıldığı tespit edilen her genel tatil günü için 1 yevmiye olarak hesaplanması gerektiği gözetilmeli, Alacakların yukarıda belirtilen şekillerde tespiti sırasında, bozma öncesi verilen kararın sadece davalı tarafça temyiz edildiği, dolayısı ile bozma sonrası hesaplanacak miktarların daha yüksek çıkması halinde davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek karar verilmelidir. Hükmün bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.