13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/18288 E. , 2019/9992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
1.Davacı, yurt dışında yaşamaka olduğunu, davalıya taşınmazla ilgilenmesi amacıyla vekalet verdiğini, 2011 yılı yaz tatilinde geldiğinde taşınmaz üzerinde 3 katlı bina yapıldığını gördüğünü, yaptığı araştırmada davalının taşınmazı eşinin üzerine yaptığını öğrendiğini, kendisine bir bedel ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak taşınmaz bedeli olarak 20.000,00TL’nin satış tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 18.2.2016 tarihli dilekçe ile talebini 27.334,80TL’ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 27.334,80 TL’nin satış tarihi olan 21/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.6098 sayılı B.K.’nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece satış tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. O halde mahkemece, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.