13. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Müştekinin motosikletini 31.08.2011 günü ikametinin önüne park ettiği, ertesi gün sabah 13:00'de baktığında yerinde olmadığını gördüğü, 11/09/2011 tarihinde suça konu motosikletin kolluk görevlileri tarafından plakasız olarak sanık ... de ele geçirildiği, düz kontak yapılarak kullanıldığı, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek bir gün önce tanımadığı bir şahıstan 400 TL'ye satın aldığını beyan etmiş ise de satın aldığına ilişkin ruhsat veya herhangi bir belge sunamadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2016 tarih, 2014/13-159 Esas ve 2016/257 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5942 sayılı Kanun ile değişik 20/d maddesinde düzenlenen noterler tarafından yapılmayan her çeşit araç satış ve devir işlemlerinin geçersiz olduğuna ilişkin amir hükmü karşısında; sanığın eyleminin kül halinde TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamındaki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 17.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap