Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
07.11.2019 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı Kanun 6360 sayılı kanundan önceki yasal düzenlemeler gözetildiğinde Kemer Belediyesi'nin yapması gereken işlerden olması da bu kabulü haklı kılan diğer bir nedendir. Açıklanan bu duruma göre davanın asıl işveren sıfatı ile T.C. Kemer Belediyesi'ne yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin hasım olmaktan çıkarılmasına karar verilmiştir. Valilik Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun daha sonra 17.10.2014 tarih ve 2014/108 karar sayılı kararıyla değiştirilen 04.04.2014 tarih ve 2014/42 sayılı kararı gözetilerek Antalya ...'nın davalı olarak gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı olmayan kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilerek davacı tarafa HMK'nun 124.maddesi kapsamında Kemer Belediyesi'nin davalı olarak gösterildiği dilekçe sunmak üzere süre verilmiş ancak davacı taraf 23.10.2015 tarihli dilekçesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin dava konusu alacaktan sorumlu olduğu hususunda ısrar ederek bu imkandan yararlanmamıştır. İşin yapıldığı yer ile tüzel kişiliği kaldırılan ...'ın ikametgahı Kemer ilçesidir. Diğer davalı şirketin ikametgâhı ise Batman'dır. Somut olayda Kemer Mahkemelerinin yetkili olduğu savunulmuştur. Mahkememizce Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin başlangıçta davalı olması sebebi ile yetki itirazı reddedilmiş ise de, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yukarıda açıklanan sebeplerle husumet düşmemesi ve hasım olmaktan çıkarılması sebebi ile bu ret kararının dayanağı kalmamıştır.5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 6360 sayılı yasa ile tüzel kişiliği kaldırılmıştır. Yasanın geçici 1. maddesi ile oluşturulan Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu, devir tutanaklarında yer almayan ... Turizmi Geliştirme Birliği'nin doğmuş ve doğacak, hak, alacak ve borçları,devam eden davaları ile her türlü personel, taşınır mallar, tahsisli ve kiralık taşınmazlar, iş makineleri ve diğer taşıtları ile abone türlerine göre aktif/kapalı abonelerin Büyükşehir belediyesinin görev alanına girenleri Büyükşehir belediyesine, Büyükşehir Belediyesine bağlı kuruluşu ASAT Genel Müdürlüğünün görev alanına girenlerin ASAT Genel Müdürlüğüne, diğerlerinin ise Kemer İlçe Belediyesine devredilmiş kabul edilmesine karar verilmiştir. Davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacağı talebine ilişkin bilirkişi incelemesi ve hesaplaması yaptırılmış, bilirkişinin 03/04/2015 havale tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu hesaplama olarak hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Rapora göre davacının kıdem tazminatı alacağı net 3.881,59.TL, ihbar tazminatı alacağı net 1.928,63.TL, ücret alacağı net 3.706,61.TL olduğu, anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyadaki delillerin yargıtay bozma kararı doğrultusundaki Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararlar doğrultusunda değerlendirilmesi neticesinde Mahkememizde oluşan kanaat ve davalı T.C. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hasım olmaktan çıkarılması nedeni: Dosyamızdaki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8695 Esas, 2018/16243 Karar sayılı bozma kararında özetle" Davacının ...’ın tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra fiilen çalıştığı bir kurumun olduğu iddiası var ise bu şekilde ...’ın sona ermesinden sonra süren fiili çalışması olup olmadığı, böyle bir fiili çalışması olduğunun anlaşılması halinde bu kurum tespit edilerek, bu kurum davalı kurum ise işçilik alacaklarında davalı kurum da kendisine karşı dava açılmış alt işveren var ise o alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmalıdır. Zira, genel kural, işçiyi fiilen çalıştıran asıl işverenin alt işveren ile birlikte işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasıdır. Bir diğer deyişle, işçinin hizmetinden fiilen yararlanan kurum, salt bu fiili faydalanmanın neticesi olarak işçilik alacaklarından sorumlu hale de gelir. Bu durum da gözetilmelidir. Davacının işçilik alacaklarının davalı ...’ye değil de başka bir kuruma devredildiğinin anlaşılması halinde 6100 sayılı HMK’nun 124. maddesi işletilerek sonuca gidilmelidir. "denilmektedir. Gelen sigorta kayıtlarına göre davacının ... temizlik şirketinin son alt iş veren gatabın son asıl iş veren olduğu dönemde temizlik görevlisi olarak 29/05/2014 tarihinde kod 4 ile işten çıkışının yapıldığı davacının 07/02/2015 tarihinde ... turizm. temizlik hizmetleri isimli İş yerinde sayaç okuma elemanı olarak işe girişinin yapıldığı davacının 07/02/2015 tarihinden itibaren çalışmasının asat genel müdürlüğü bünyesinde değişen alt iş verenlerede geçtiği ve en son 31/03/2018 tarihinde kod 39 ile işten çıkışının yapıldığı davanın devir alan asıl iş veren olarak Antalya büyük şehir belediyesi yerine asat genel müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Emsal davalarda Antalya 4. İş mahkemesinin 2014/504 esas 2015/697 karar sayılı dosyasında, davacının farklı, davalıların aynı davalılar olduğu ve Antalya büyükşehir belediyesinin davalı olmaktan çıkarılmasına, davalı şirketin ikametgahının ve genel merkezinin Batman ili olması, davacının işini yaptığı yerin ise Kemer olması nedeniyle, davaya bakmaya yetkili mahkemenin iş mahkemesi sıfatıyla Kemer 1. Asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, bu kararın ve Antalya 4. İş mahkemesinin 14 dosyasındaki benzer kararın Yargıtay 7. Hukuk dairesince onandığı, mahkememizin 2017/540 esas sayılı emsal dosyasında verilen karara karşı yapılan istinaf talebinin de Antalya BAM 10. Hukuk dairesince esastan reddedildiği anlaşılmıştır.Davacının ... ın tüzel kişiliği sona erdikten sonra sigorta hizmet döküm cetveli, işe giriş ve çıkış bildirgelerine göre Asat genel müdürlüğü bünyesinde ihale ile iş alan firmalarda çalışmaya devam ettiği; ve Gelen sigorta kayıtlarına göre davacının ... temizlik şirketinin son alt iş veren gatabın son asıl iş veren olduğu dönemde temizlik görevlisi olarak 29/05/2014 tarihinde kod 4 ile işten çıkışının yapıldığı davacının 07/02/2015 tarihinde ... Turizm Temizlik Hizmetleri isimli alt işveren işyerinde sayaç okuma elemanı olarak işe girişinin yapıldığı davacının 07/02/2015 tarihinden itibaren çalışmasının asat genel müdürlüğü bünyesinde değişen alt işverenlerde geçtiği ve en son 31/03/2018 tarihinde kod 39 ile işten çıkışının yapıldığı davanın devir alan asıl iş veren olarak T.C. Antalya Büyükşehir Belediyesi yerine asat genel müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Emsal dosyalardaki Antalya 4. İş mahkemesinin Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanan kararları, Antalya bam 10. Hukuk dairesinin kararları, hmk 124. Maddesi, bu dosyamızdaki Yargıtay 9. Hukuk dairesinin bozma kararı ve SGK kayıtları dikkate alınarak ve hep birlikte değerlendirilerek davalı Antalya büyükşehir belediyesinin davalı(hasım) olmaktan çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, asat genel müdürlüğünü verilen sürede davaya dahil etmemiş ve dahil etmeyeceğini bildirmiştir. Bu sebeple Asat genel müdürlüğüne karşı davaya devam edilememiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/1943 Esas, 2015/1131 Karar sayılı kararında özetle "Belirli ve belirsiz süreli hizmet sözleşmesine ilişkin düzenlemenin bulunduğu 4857 sayılı İş Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6360 sayılı Kanun 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İş yeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir. Maddî ve maddî olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsurunu olan işçilerin devri de, işyeri devri olarak kabul edilmelidir. Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır.4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasa'nın 14'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunu 158 sayılı Uluslar arası Çalışma Sözleşmesine göre; bu sözleşmenin koruyucu hükümlerinden kaçınmak amacıyla belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasına karşı yeterli güvenceler alınması gerektiği vurgulanmıştır (m 2/3). Bu nedenle gerek 158 sayılı İLO Sözleşmesi, gerekse iş hukukuna egemen olan “işçi lehine yorum” ilkesi gözetildiğinde, kanun gereği belirli süreli kabul edilen sözleşmeyi, haklı bir neden olmaksızın yenilememe iradesini gösteren işverenin koşulların var olması halinde sona eren sözleşme nedeniyle kıdem tazminatından sorumlu olduğunun kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.11.2014 gün ve 2008/22-1443 E., 2014/958 K. sayılı ilamı). Tüm bu açıklamalar ışığında davacının davalıya çekmiş olduğu ihtarname ve Kütahya Bölge Çalışma Müdürlüğüne yapmış olduğu başvuru birlikte değerlendirildiğinde davacının birer yıllık belirli süreli sözleşmeler ile 2006 yılından bu yana bilgisayar öğretmeni olarak çalışmaya devam ettiği ve her yıl sözleşmesinin yenilendiği, 2011 yılında ise davacı sözleşmesinin yenilenmesini beklerken, davalı işveren tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin sözleşmenin yenilenmemiş olması nedeniyle işveren tarafından yenilenmeyerek sona eren sözleşme nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı diğer bir ifade ile davacının iş sözleşmesinin sürenin sonunda işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeksizin yenilenmemesi nedeniyle kıdem tazminatı taleplerinin kabulü gerekmektedir." denilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/22504 Esas, 2015/33824 Karar sayılı kararında özetle "İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu 6100 sayılı HMK nun 331/2.maddesi gereğince Harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin yetkili ve görevli mahkemece karara bağlanmasına, " şeklinde karar verilmiş bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine;Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/6692 esas, 2016/5430 karar sayılı kararıyla "Mahkemesi : Antalya 4. İş Mahkemesi, Tarihi : 24/12/2015, Numarası : 2014/504-2015/697, Yargıtay ilamı: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi." şeklinde karar verilerek onanmıştır.... hizmet birliğinin kapanması nedeniyle, Antalya büyükşehir belediyesine karşı işçilik alacakları talebiyle Antalya 4. İş Mahkemesi'nde açılan 14 adet dava dosyasında husumet düşmemesi nedeniyle belediyenin hasım mevkiinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Söz konusu kararlar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından da onanarak kesinleşmiştir. ( Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2016/ 6692 Esas- 2016/ 5430 Karar, 2016/ 6665 Esas- 2016/ 5421 Karar, 2016/ 6668 Esas- 2016/ 5424 Karar, 2016/ 6662 Esas- 2016/ 5418 Karar, 2016/ 6666 Esas- 2016/ 5422 Karar, 2016/ 6663 Esas- 2016/ 5419 Karar, 2016/ 6672 Esas- 2016/ 5428 Karar, 2016/ 6667 Esas 2016/ 5423 Karar, 20167 6669 Esas- 2016/ 5425 Karar, 2016/ 6693 Esas- 2016/ 5431 Karar, 2016/ 6671 Esas- 2016/ 5427 Karar, 2016/ 6691 Esas- 2016/ 5429 Karar, 2016/ 6664 Esas- 2016/ 5420 Karar, 2016/ 6670 Esas- 2016/ 5426 Karar Sayılı kararlar) Antalya bölge adliye mahkemesi 10. Hukuk dairesinin 2017/1345 esas, 2017/1383 karar sayılı kararında özetle ;Dava, iş sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı kıdem, ihbar tazminatı ve ücret alacağı isteklerinden ibarettir. Benzer nitelikte görülen Antalya 4. İş Mahkemesinin 2014/504 Esas sayılı dava dosyasında 24/12/2015 tarihinde aşağıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda verilen kararın Yargıtay 7. HD.' nin 03/03/2016 gün ve 2016/6692 Esas, 2016/5430 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre; davalı belediyenin 02/07/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde davalı şirketin adresinin Batman olarak gösterildiği ve yetki itirazında bulunduğu, davaya bakmaya işin yürütüldüğü yer olan Kemer İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ettiği, yine davalı belediyenin cevap dilekçesi ile husumet itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu duruma göre öncelikle ...'a izafeten asıl işverenin kim olduğu ve Büyükşehir Belediyesi'nin husumet itirazı ile diğer davalı şirketin yetki itirazının değerlendirilmesinin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle davalı belediyenin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu Antalya 4. İş Mahkemesince verilen 14 adet kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından onanması da dikkate alınarak bu mahkeme kararlarındaki inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda gerekli araştırmaları yaparak davalı belediyeye husumet düşüp düşmediği ile davalı şirketin yetki itirazı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi bakımından HMK'nın 1/a maddesinin 3. ve 4. bentleri gereğince davanın yeniden görüşülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir " denilmektedir.Antalya bam 10. Hukuk dairesinin 2018/1480 esas, 2018/1636 karar sayılı kararında özetle" Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiştir.Karara karşı taraflardan dahili davalı Kemer Belediyesi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş istinaf sebebi olarak; davacının alacaklarından alt işverenin sorumlu olan idarenin kim olduğunun tespitinin yapılması gerektiğini, mahkemece doğru tespit yapılamadığını, davacının görevli olduğu birimin Kemer Belediyesine devredilmediğini, davacının alt işveren tarafından işine son verilmeden önce hangi birimde çalıştığının ve hangi görevi ifa ettiği ya da ... tasfiye edilmeden önce hangi birimde çalıştığının belirlenmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak Kemer Belediyesi yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, işçilik alacaklarına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiştir. Anılan karar Dairemizin daha önce verilen iade kararı üzerine verilmiştir. İade kararı: o zamanki davalılardan T.C. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına husumet düşüp düşmeyeceğinin araştırılması ve bağlı olarak yetki itirazının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle verilmiştir. Mahkeme iade kararı gereği yaptığı araştırma ve değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı vermiş, öncesinde Antalya Büyekşehir Belediyesi Belediye Başkanlığı hasım olmaktan çıkarılmış Kemer Belediyesi dahili davalı edilmiştir. Kararın dahili davalı Kemer Belediye Başkanlığı vekili istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinin husumete ilişkin kararı salt SGK kayıtlarına değil tanık olarak dinlenen ...'in beyanına dayanmaktadır. İleri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dahili davalı Kemer Belediyesinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir" denilmektedir 5521 sayılı Yasanın 5. maddesinde ve 7036 sayılı Yasanın 6. Maddesinde iş mahkemelerinin yetkisi 6100 sayılı Yasanın 114 ve 115. Maddelerinde ise dava şartları ve dava şartlarının olmaması halinde mahkemece ne gibi işlem yapılacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı yasanın 7. Maddesinde ise birden fazla davalı olması halinde yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu düzenlenmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 7/1 maddesinde "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır." şeklinde yetki düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay 22.hukuk dairesinin 2016/108 esas , 2016/2841 karar sayılı kararında özetle"5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 1475 sayılı İş Kanunu 4857 sayılı İş Kanunu HMK md.26/1 K128 md.1 K7036 md.6 HMK md.124 K6360 md.1 K1475 md.14 K4857 md.24 K5393 md.67 K6100 md.124 K4857 md.2/6 HMK md.7/1 K6360 md.124 K158 md.2 K4857 md.14 K5521 md.5 HMK md.331/2 HMK md.353/1 K4857 md.120 K6100 md.7/1 K6100 md.115 K4857 md.17 K4857 md.11 HMK md.109 HMK md.1 K6100 md.331/2 K6100 md.7