12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/28419 E. , 2013/34776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Düzce İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2013
NUMARASI : 2012/270-2013/263
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların, yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin taşınmazın kıymet takdirine ilişkin gerekçesinin incelenmesinde;
Mahkemece, taşınmaz arsa niteliğinde olduğu halde kıymet takdirine itiraza ilişkin yargılamada bilirkişinin fındık bahçesi olarak değer tespiti yapmasının borçluların zararına neden olduğu belirtilmiştir.
Ancak, ihale konusu taşınmaz tapu kaydında tarla vasfı ile kayıtlı olup, alacaklının icra mahkemesi nezdinde kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine Düzce İcra Mahkemesinin 2011/155 E.-2012/72 K.sayılı dosyasında yapılan keşif sonucunda, taşınmazın fiilen fındık bahçesi şeklinde kullanıldığı tespit edildiğinden bu nitelik dikkate alınarak değer belirlenmesinde yasaya uymayan bir yön yoktur. Kaldı ki, aynı dosyada borçlular E.H.ve N. Ö. vekilinin 21/02/2012 tarihli duruşmada rapora bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiği görülmektedir. Bu durumda mahkemenin, taşınmazın, yanlış yönteme göre düşük değer takdir edilen rapor esas alınarak satışa çıkarıldığı ve dolayısıyla borçluların zarara uğratıldığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Mahkemenin satış ilanı tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin gerekçesinin incelenmesinde; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81,82,83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçluların vekili aracılığıyla Düzce İcra Mahkemesinin 23/09/2008 tarih ve 2008/178 E.-355 K. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz ettiği, satış ilanının anılan dosyadaki avukata tebliğ edildiği, ihalenin feshine yönelik şikayetin de aynı vekil aracılığıyla yapıldığı görülmektedir. Vekil ile takip edilen işlerde yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması sonuca etkili değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, ihalenin feshine karar verilmesi doğru değil ise de;
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış, yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” Yasanın bu hükmü, emredici nitelikte olup, mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Öte yandan, takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından, düşme tarihinden sonra gerçekleştirilen ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir. O halde mahkemece bu yönden de değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.