9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2011/41795 E. , 2013/30331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 4857 sayılı kanun hükümlerine aykırı biçimde olarak sürekli normal çalışma sürelerinden fazla çalıştırıldığını, fazla çalışmanın tatil günlerinde de sürdüğünü, sabah 07:00'da işe başlayıp, akşam 20:00-21:00-22:00-23:00 saatleri arasında değişen zaman birimlerine kadar çalıştığını, öğlen saatlerinde belirli bir yemek saatinin olmadığını, işin durumuna göre ve genelde ayak üstü veya yarım saat gibi kısa süreli yemek paydoslarıyla yemek ihtiyacını karşıladığını, cumartesi günleri de aynı saatlerde çalıştığını, pazar günleri çalışmadığını, dini bayramların 1. günleri çalışmadığını, diğer tüm resmi tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınmasını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, işyerinde haftalık 45 saatlik çalışma süresine bağlı olarak çalıştığını, genelde fazla mesai yapılmadığını, yapıldığında da ücretinin ödendiğini, fazla mesai ücret talebinin dayanaksız olduğunu, ulusal bayramlarda ve genel tatillerde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ücret bordrolarında fazla çalışmayla ilgili tahakkuk bulunduğu, bordrolarda davacının imzasının bulunmadığı ücretlerinin bankaya yatırıldığı, bordrolardaki ödemelerin banka kayıtlarıyla örtüştüğü, bordrolarda yapılan fazla çalışmaya ilişkin tahakkukun tanık beyanlarında belirtilen çalışma saatleriyle ve işin niteliği gereği yapılması gereken çalışma saatleriyle örtüşmediği, davacı işçinin ücretini ATM'den çektiği, dolayısıyla ihtirazi kayıt beyan edemeyeceği, İş Hukukunun işçi haklarının korunmasını gerektirdiği, yasal hakkın kötüye kullanımının hukuk düzenince korunmadığı, uygulamada işverenlerin düzenledikleri bordrolarda, işyerinde fiilen yapılan fazla çalışmaları göstermedikleri, genelde usulen belli, sabit rakamlar yazıldığı, ödenen ücretlerin işçinin gerçekte yaptığı fazla çalışma ücretlerini karşılamadığı, dolayısıyla banka kayıtları dikkate alındığında davacı işçinin hak kaybına uğramasının söz konusu olacağı gerekçesiyle fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir. Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/40862 E, 2009/17766 K).
Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesine göre, günde yedibuçuk saat çalışılması gereken işlerde çalışan işçinin, yedibuçuk saati aşan çalışma süreleri ile yedibuçuk saatten az çalışılması gereken işler bakımından Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sözü edilen günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar, doğrudan fazla çalışma niteliğindedir. Sözü edilen çalışmalarda haftalık kırkbeş saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur. Somut olayda davacı, sigara fabrikasında depocu olarak 07- 20,21,22,23 saatlerine kadar çalıştığını fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti isteğinin hüküm altına alınması istemiştir. Davalı ise genellikle fazla çalışma yapılmadığını yapıldığında da ücretlerinin ödendiğini savunmuştur.
Mahkeme bordro ile tahakkuk edilen fazla çalışmaların banka kanalı ile ödendiğini, davacının ücretini ATM den çektiği için ihtirazi kayıt koyma imkanı bulunmadığını, bordro ile gösterilenin çok üstünde fazla çalışma yaptığını kabul ederek isteği hüküm altına almıştır. Dairemizin uygulamasına göre yukarı da da belirtildiği üzere bordro da yazılı miktarın üzerinde fazla çalışma yapıldığı hususunun yazılı delillerle ispatı gerekir. Davacının çalıştığı süre boyunca tüm ay ücret bordrolarında aylık 7,5, 12, 15, 10,5 ve son ay 1,5 saat olmak üzere farklı sürelerle fazla çalışma ücreti tahakkukları mevcuttur. Taraflar arasında düzenlenen iş akdinin 9. maddesinde “....personel ay sonunda tahakkuk eden ve kendisine ücret bordrosu ile bildirilen ödemelere 1 hafta içinde yazılı itiraz eder. İtirazda bulunmadığı takdirde bordroya mutabık kalındığını kabul eder. ” şeklinde düzenleme mevcuttur. Davacı iddiasını ispat etmek üzere tanık dinletmiştir.Davalı ise tanık dinletmemiş ücret bordrolarına tutunmuştur.
Dinlenen davacı tanıklarından ... aynı isteklerle işveren aleyhine dava açmıştır. Tanık ... ise farklı bir birimde çalıştığını, sabah 07 de işe başladıklarını kendisinin en erken saat 20 de çıkabildiğini, davacının depoda çalıştığını, depoda çalışanların en son araç depoya girmeden işten ayrılamadıklarını beyan etmiştir.Tanık araçların depoya giriş saatleri, davacının çıkış saati, çalışma saatleri konusunda bir beyanda bulunmamıştır.
Tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının bordro ile gösterilenin üzerinde fazla çalışma yaptığını her türlü şüpheden uzak, kesin bir şekilde ispatlamaya yeter derecede değildir. Mahkemenin tanık beyanlarına itibar ederek bordroda yazılı olan miktarın üzerinde fazla çalışma yapıldığının kabulü isabetli olmayıp, anılan isteğin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.