Esas No
E. 2011/44275
Karar No
K. 2013/31221
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2011/44275 E.  ,  2013/31221 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, genel tatil ücreti, prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm duruşmalı olarak davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve prim alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı 24.03.2009 tarihinde fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve prim alacakları için ayrı bir dava açmıştır. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının çalışmak istemediğini söylemesi üzerine kıdem ihbar tazminatı olarak önerilen miktarı beğenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma yapıp yapmadığı, zamanaşımının ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.

Somut olayda, davacı fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağı isteğinde bulunmuştur. Davacı birleştirilen davada hafta tatili ve genel tatil ücretini ayırım yapmadan 5.000 TL olarak istemiştir. Öncelikle mahkemece davacıdan taleplerini ayrıştırması istenerek her bir alacak için ne kadar talepte bulunduğu belirlenmelidir. Daha sonra fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücretinin ayrı ayrı hesaplanarak ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağına birlikte karar verilmesi isabetsizdir.

3.Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. 1086 sayılı HUMK yürürlükte iken süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define davacı taraf süre yönünden hemen ve açıkça karşı çıkmamışsa (suskun kalınmışsa) zamanaşımı defi geçerli sayılmakta iken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulandığı dönemde süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı definin geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerekir. Başka bir anlatımla 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamalar bakımından süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı taraf muvafakat etmez ise zamanaşımı defi dikkate alınmaz. Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de mümkündür (Yargıtay HGK. 04.06.2011 gün 2010/ 9-629 E. 2011/ 70. K.). Somut olayda, davalı birleştirilen dava dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde ve eldeki davanın ıslah ile artırılmasından sonra verdiği dilekçede zamanaşımı itirazında bulunduğundan zamanaşımı defi dikkate alınmadan karar verilmesi isabetsizdir.

4.Davacının 21.09.2005 tarihli ihtarnamesi ile sadece ihbar tazminatı için temerrüt gerçekleştirdiği gözetilmeden tüm alacaklar için temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.