17. Hukuk Dairesi

reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve Mot. Araçlar San. Tic. Ltd. Şti'ye geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.009,19 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına 21.3.2013 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta, davacıya kasko sigortalı ... plakalı araç, bakımı yapılmak üzere davalılardan ...'in servis formeni işçi, diğer davalının da servis işletmecisi olduğu servise bırakılmış, davalı işçinin araçla test sürüşü yaptığı sırada araç kontrolünü kaybederek kaza yapması sonucu aracın hasarına sebebiyet vermiş, 18.880,00 TL hasar bedeli davacı tarafından sigortalısına 18.2.2009 tarihinde ödenmiş, davalıların olayda kusurlu olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla ödenen 18.880,00 TL hasar tazminatının TTK 1301 maddesi gereğince davalılardan rücuen tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, Kararının davalılar vekilince yasal sürede temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır. Sayın çoğunluğun davalılardan ...'in temyiz itirazının reddiyle yerel mahkeme kararınının onanmasına yönelik görüşüne katılamıyorum. Açıklanan oluşa göre sigortalanan araç dava dışı sigortalı tarafından bakımı yapılmak üzere davalıların işletmeci ve servis formeni olduğu işyerine bakımı yapıldıktan sonra iade edilmek üzere eser sözleşmesi ile teslim edilmiştir. Dava dışı sigortalının, aracı davalıların işletmeci ve işçisi olduğu işyerine kendi rıza ve muvafakatı ile verdiğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur. Aksi iddia ve ispat edilmediğine göre somut olayda eser sözleşmesinin sigortalının rıza ve muvafakatı ile yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle de davalı ..., aşağıda değinilen mülga TTK 1278.maddesi anlamında " sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu" kişi durumundadır. Mülga TTK.nun " Sigorta Ettiren İle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru" başlıklı 1278.maddesi aynen " mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aski mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz" hükmünü taşımaktadır. Somut olay bakımından değerlendirildiğinde bu hüküm sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarlarında sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte, ancak tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmede tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir. Öte yandan "Kara Taşıtları Kasko Sigortalı Genel Şartları"nın "Teminat Dışında Kalan Zararlar" başlıklı A.5.-6 maddesi de sadece sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş, teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır. Yukarıda açıklanan oluşa göre dava dışı sigortalının eser sözleşmesi ile bakımı yapıldıktan sonra kendisine geri iade edilmek üzere davalının çalıştığı işyerine teslim ettiği aracın, sözleşme sınırları içinde test sürüşü yapılması sırasında kazaya uğrayarak hasar görmesi ile sonuçlanan süreçte dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalının TTK.1278.maddesi anlamında kasti davranışından sözedilmesine hukuken imkan yoktur ve esasen böyle bir iddia davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Yine " Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.6.maddesi" belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerinde somut olayda söz konusu olmadığı açıktır. Kasko Sigortasında sigorta ettirenin oluru ile aracı kullanan ve hasarına sebebiyet veren davalının eylemini, sigorta ettirenin dışında mütala etmek ve davalıyı 3. Kişi olarak kabul etmek olanağı yoktur. Bu halde, davacı sigortacının sigortalanan araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatın davalıya rücu etmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. (HGK 9.4.2008 2008/17-299 Esas 302 Karar, Y.11 HD 10.5.2001 gün 1960-4102 sayı, Y.11. HD 3.6.2002 gün 1918-5615 sayı, Y. 11.H.D 6.4.2006 gün 2005/3678-3619 sayı, Y.11 H.D 30.11.2006 gün 12444-12592 sayı... Vd) Yerel mahkemece açıklanan nedenlerle reddi gereken davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... yönünden bozulması gerekirken onanmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyım. Karşı Oy ...

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap