8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/3251
- Karar No
- 2019/4094
- Karar Tarihi
- 12.12.2019
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/3251
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2019
NUMARASI : 2019/89 E. - 2019/739 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2019
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27/03/2016 olay tarihinde davacıların desteği ölen .... dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı motosiklet ile tek taraflı trafik kazası geçirerek yaşamını yitirdiğini, davalı ... A.Ş.'nin bu aracın ZMM sigortacısı (30/05/2015-30/05/2016) olup zararlardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL (ıslah ile ... için 22.245,06-TL, ... için 27.967,94-TL, ... için 192.432,49-TL) destekten yoksun kalma tazminatı ile 11.750,00-TL(ıslah ile arttırılan) cenaze giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı araç, sigortacı şirket tarafından tanzim edilen 30.05.2015/30.05.2016 vadeli ... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... (...) için 192.432,49 TL, davacı anne ... için 27.967,94 TL, davacı baba ... için 22.245,06 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile defin masrafı olarak 11.750,00 TL olmak üzere toplam 254.395,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın iş kazası niteliğinde olduğunu, iş kazası nedeniyle açılacak davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ölen desteğin kusurunun araştırılmadığını, davacı eşin sonradan evlenip evlenmediğinin belirlenmediğini, alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini, cenaze gideri harcamalarının fazla olduğunu, ileride doğacak çocuklar ile desteğin kardeşlerine destek payı ayrılmadığını, evlenme ihtimalinin düşük belirlendiğini, davacıların taleplerinin poliçe teminat kapsamı dışında bulunduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 10/01/2019 tarih 2017/1639 E. 2019/40 K sayılı ilamı ile " davacı eşin evlenip evlenmediğinin araştırılarak varılacak sonuca göre destek durumunun devam edip etmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, bu haliyle davalının delillerinin toplanmamış bulunduğu anlaşılmasına göre kararın HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına " karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... için 192.432,49 TL, davacı anne ... için 27.967,94 TL, davacı baba ... için 22.245,06 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile defin masrafı olarak 11.750,00 TL olmak üzere toplam 254.395,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın iş kazası niteliğinde olduğunu, iş kazası nedeniyle açılacak davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ölen desteğin kusurunun araştırılmadığını, davacı eşin sonradan evlenip evlenmediğinin belirlenmediğini, cenaze gideri harcamalarının fazla olduğunu, destek paylarının hatalı hesaplandığını, evlenme ihtimalinin düşük belirlendiğini, davacıların taleplerinin poliçe teminat kapsamı dışında bulunduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 27/03/2016 olay tarihinde davacıların desteği ölen ...'ın dava dışı ... maliki davalı ... AŞ.nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı motosiklet ile tek taraflı trafik kazası geçirerek yaşamını yitirdiği, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıkları anlaşılmıştır. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporundaki belirlemelerin ve hesap yönteminin oluşa, yerleşmiş uygulamalara uygun denetime elverir gerekçeler içermesine; bilirkişi raporunda itiraza uğramayan kısımlar yönünden davalılar lehini usuli kazanılmış hak oluşmasının ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni ZMMS genel şartlarından önce düzenlenen ve başlangıç tarihi 30/05/2015 olan poliçe tarihi itibariyle uygulanması gereken yasal mevzuat ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları dikkate alındığında; sürücü - işleten destek ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan; desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı; araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişinin sigorta şirketinden tazminat isteme hakkına sahip olduğu konusunda duraksama bulunmadığına; bu durumda 3.kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişi bakımından TBK'nun 135. maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun da gerçekleşmemiş olmasına; hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda esas alınan destek oranlarında bir hata bulunmamasına, davacı eşin rapor tarihi itibariyle dul olduğu anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin reddine, Ancak cenaze giderlerinin belirlenmesinde örf adet ve yörenin alışkanlıklarına göre yapılan tüm harcamaların katıldığı ancak sadece yapılması zorunlu olan cenaze giderlerinin istenebileceği bu doğrultuda yazılan müzekkereye verilen cevapta 2.150-TL cenaze giderinin belirlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile kararın bu yönde kaldırılması gerektiği. Ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirdiğinden HMK.353/1-b/2 maddesi uyarınca esas hakkında hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.