Esas No
E. 2012/25362
Karar No
K. 2013/1937
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

E. 2012/25362 K. 2013/1937 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/25362, K. 2013/1937, T. 24.01.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/25362
Karar No
2013/1937
Karar Tarihi
24.01.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Hukuk Dairesi         2012/25362 E.  ,  2013/1937 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 17/07/2012

NUMARASI : 2011/597-2012/886

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçluların imzaların aynı zamanda diğer borçlu şirketin de yetkilisi olan O.T.’a ait olmadığını ileri sürerek imza itirazında bulundukları, mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Dosyada mevcut bulunan ve Dalaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Söke Jandarma Bölge Kriminal Labaratuvarı’ndan alınan 05.05.2011 tarihli raporda, senetlerdeki imzaların O. T.’un  eli ürünü olduğu bildirilmiştir.

Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 15.05.2012 günlü raporda: “30.09.2010 tanzim, 20.11.2010 ödeme günlü, 200.000. Euro bedelli senetteki imzanın O.T.un eli ürünü olduğu” açıklanmış, ancak mahkemece bu rapordaki incelemeye esas senedin, yapılan hata sonucu Bakırköy 4. İcra Mahkemesi’nin 2011/39 E. sayılı dosyadaki senet olduğu gerekçesiyle esas alınmadığı belirtilmiştir.

Bunun üzerine mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 13.06.2012 günlü raporda ise, “takip dayanağı her iki senetteki imzaların O. T.un    eli ürünü olmadığı”nın açıklandığı görülmektedir.

Bunun üzerine mahkemece Adli Tıp Kurumu’nun 15.05.2012 tarihli raporunun takip dayanağı senetle ilgili olmadığı kabul edilse dahi; Söke Jandarma Bölge Kriminal Labaratuvarı’ndan alınan 05.05.2011 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 13.06.2012 günlü rapor arasında çelişki oluştuğundan bu çelişki giderilmeden Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Her iki rapor da Adli makamlarca istem üzerine alındığından raporların birinin diğerine üstünlüğü kabul edilemez. Zira, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı). O halde, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ilk iki raporu düzenleyen bilirkişi ve kurumların dışında, yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk İİK md.366
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog