13. Hukuk Dairesi
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Davacı, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevkii, ... ada ... parsel sayılı 8.365,02 m2 yüzölçümüne sahip 485/10000 arsa paylı B blok 5 nolu B tipi Dublex villanın gerçek ve rayiç değerinin tespitini talep etmektedir. Davacının gerçek değerinin tespit edilmesini istediği taşınmazın, İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyasında kesinleşen icra takibi kapsamında haczedildiği ve icra dairesince kıymet takdirinin yapıldığı, davacının İcra Dairesince yapılan kıymet takdirine karşı Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2017/540 Esas sayılı dosyasına itiraz davası açtığı, davanın reddedildiği, davacının da bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davacı daha önce açtığı kıymet takdirine itiraz davasını gören mahkemenin dar yetkili olduğunu ve mülkiyet hakkının bir gereği olarak HMK' nın 106. maddesi anlamında bağımsız bir tespit davası açtığını öne sürmektedir. Davacının İcra dairesince belirlenip kesinleşen kıymet takdirindeki değeri az bulduğu için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK' nın 106. maddesine göre tespit davasıyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebilir. Bunun dışında tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında tespit davasını açmakta hukuk korunmaya değer güncel bir yararı olmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Bunların dışında tespit davası sonunda verilen karar esas alınarak davalıya eda davası açılabilmelidir. Eldeki davada davacı icra dairesince değeri belirlenmiş taşınmazın değerinin tespitini talep etmektedir. Mahkemece verilen karar sonrası davacının, davalı bankaya karşı belirlenen değer esas alınarak eda davası açması mümkün değildir. Esasen taşınmazın ihaleye esas değerinin belirlenmesi, icra takip sistemi bünyesinde düzenlenmiş ve itirazlar da aynı şekilde takip hukuku bünyesinde halledilmiştir. Davacının tespit davası sonucunda verilen kararla icra dairesindeki süreci durdurması da mümkün değildir. Davacının, İcra Mahkemesi tarafından kıymet takdirine itiraz sonucu verilen kararda usule aykırılıklar olduğunu ve haklarının ihlal edildiğini iddia ederek bu davayı açtığı anlaşılmakla birlikte, kesin nitelikteki karara karşı başvurulabilecek yegane yol HMK' nın 363. maddesinde yazılı " Kanun Yararına Temyiz" olduğundan, davacının bu davayı açmasında hukuki menfaat dava şartı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi dava, HMK 106. maddesinde yazılı tespit davasının unsurlarını taşımamaktadır. Mahkemenin belirttiği gibi, davacının davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir menfaati de bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece HMK' nın 115/1. maddesine göre resen yargılamanın her safhasında gözetilir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın