14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2011/10127 E. , 2011/11846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 08.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 662 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “... ...:... kızı”, 662 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “...:... kızı” biçimindeki kimlik bilgilerinin “...:... ... kızı” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1.Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2.Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3.Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4.İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5.Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece ... ... kızı ...'un anne baba ve kardeşlerini gösterir aile nüfus kaydı getirtilmediğinden bu kaydın kadastro tespit tutanağı ile uyumlu olup olmadığı denetlenememiştir. Ayrıca nüfus araştırması usulüne uygun olarak yapılmamıştır.
Mahkemece nüfus müdürlüğünden "Tapuda paylı malik görünen; ... çocukları ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... ile aynı kimlik bilgilerine sahip şahıslar mevcut olup olmadığı" sorulup araştırılarak varsa nüfus kayıtlarının gönderilmesi istenmelidir. Aynı kimlik bilgilerine sahip kişi var ise bu kişi ile taşınmazı ve müşterek maliklerini bilen tanıklar dinlenmeli, tüm deliller toplandıktan sonra tapu malikleri ile nüfus kayıtları arasında bağlantı kurulamadığı taktirde gerekirse mahalline keşif yapılarak tanıklar dinlenmeli, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.