19. Hukuk Dairesi 2013/5928 E. , 2013/8394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı-borçluya karşı başlatılan takipte ödeme emrinin tebliğinden sonra davacı-borçlunun sadece söz konusu çekin bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle İcra Hukuk Mahkemezi nezdinde şikayet yoluna müracaat ettiğini, çekteki imzaya itirazda bulunmadığını, davacının şikayetinin reddine karar verildiğini, icra dosyasının işlemsiz kalması nedeniyle düştüğünü, icra dosyasının 23.06.2009 tarihinde yenilendiğini ve 25.06.2009 tarihinde ödeme emrinin ve çek suretinin davacı-borçluya yeniden tebliğ edildiğini, ancak davacı-borçlunun yasal süresinde ödeme emrine itiraz etmediğini, davacıya iki kez ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve davacının çekteki imzaya itiraz etmediğini, haksız fillere ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığını, davacının çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmadığını, çek zayi davası açmadığını, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, dava kobusu çekin bankaya ibraz edilmesi üzerine davacı borçlu tarafından süresinde ödendiğini, haciz esnasında borçtan indirim yapılması halinde davadan feragat edileceğinin müvekkiline bildirildiğini, davacının hukuken baskı altında olmadan borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunun 23.05.2012 tarihli haciz tutanağından anlaşılacağını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; dava konusu çekin hamili olan davalıya karşı husumet yöneltilerek menfi tespit davası açılmış olup, derdest icra takibine karşı, henüz borç tamamen ödenmeden menfi tespit davası açıldığına göre, zamanaşımına ilişkin itirazın reddi gerektiği, imzaya itirazın ise mevcut deliller karşısında gereksiz olduğu, dosyaya sunulan belgelere göre icra takibine konu borcun taraflar arasındaki serbest iradeleri ile gerçekleşen imzalı beyanları ile kısmen kabul edilerek, ödeme taahhüdü doğrultusunda ödemelerin yapıldığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği, dosyada tedbir kararı verilmiş ise de, bu tedbir kararı davacı tarafından fiilen uygulatılmayıp, icra dosyasındaki taahhüdü doğrultusunda ödemelerini yaptığı, dolayısıyla tedbirin alacağın gecikmesi yönünde bir etkisi olmadığı gerekçesiyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.