2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ile temyiz dışı diğer sanık ...’ün müştekinin ikametinin ve işyerinin bulunduğu binaya hırsızlık amacıyla girmesinin ardından binada bulunanlar tarafından yakalanarak teşebbüs aşamasında kalan eyleminde sanık ile temyiz dışı diğer sanık ...’ün kolluktaki beyanlarında saat 20:00 sıralarında suça konu binaya girdiklerini ifade ettikleri, müştekinin kollukta, olay günü saat 18:30 sıralarında binanın alarmının çalması üzerine apartman boşluğuna çıktıklarında sanıkları merdivende gördüklerini beyan ettiği, dosya içerisindeki 22.01.2014 tarihli tutanağa göre binaya saat 18:17 de girildiği saat 18:52 de ise müşteki ve yanındakilerin şüpheli şahısları dışarı çıkardıklarının belirtildiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 18:11’de başladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 143. maddesinin ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde aynı Kanun’un 116/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 06.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın