4. Ceza Dairesi 2019/4483 E. , 2019/17183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.Sanık ...'ın yokluğunda karar verilerek 27.04.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı, 1412 sayılı CMUK'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 20.12.2018 tarihinde yapılan temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2.Sanık ... hakkında silahla tehdit eyleminden kurulan hükmün temyizinde ise; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'a yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı,
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği, Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3.Sanık ... hakkında silahla tehdit eyleminden kurulan hükmün temyizine gelince;
Tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen ve olay sırasında evinde olduğunu iddia eden sanık ... hakkında her iki müştekinin de şikayetçi olmamasının yanında adreslerine ulaşılamadığı için duruşmada dinlenilmeyen müştekilerden ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanık ...'dan söz etmediği de dikkate alındığında; sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte iştirak iradesinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilerek hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.