12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/19589 E. , 2013/29008 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2011/416-2013/293
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu F. A. yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığından bahisle kambiyo senedi vasfında bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığına yönelik iddia,
İİK.nun 170/a maddesi kapsamında şikayettir. Takip dayanağı bononun vade tarihinde tahrifat yapılması, kambiyo vasfını etkilemiyorsa takibin iptalini gerektirmez. Ancak tahrifat öncesi vade tarihinin, bononun tanzim tarihinden öncesine ilişkin olduğunun belirlenmesi halinde, senet kambiyo vasfını kaybedeceğinden bu durum İİK.nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptali sonucunu doğurur.
Mahkemece bononun vade tarihinin 15.11.2007 olarak düzenlenmiş iken tahrifatla 15.11.2009 yapıldığı ve bu nedenle kambiyo senedi vasfında olmadığı kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiş olup, iptal kararının yasal dayanağı İİK.nun 170/a maddesidir. Bu maddede ise şikayetin reddi ya da kabulü halinde tazminat ve para cezası verileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından mahkemece alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan, mahkemece sadece itiraz eden borçlu F.A. yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, diğer takip borçlularını da kapsar şekilde takibin iptaline hükmolunması isabetsiz olup hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.