14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2011/11447 E. , 2011/13055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.05.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazların harici veya fiili taksimi ile paylarının mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşmayla belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre de paydaşlar bu durumu benimsemişlerse; kayıtta paylı, eylemli olarak bağımsız bu oluşumun resmi taksim yapılana veya ortaklığın giderilmesine kadar “ahde vefa” (söze sadakat) kuralı doğrultusunda korunması gerekir. O yüzden mahkemece açıklanan bu yön üzerinde durulması, başka bir anlatımla taşınmazın tüm paydaşların katıldığı kullanma paylaşımına konu olup olmadığının, tarafların bu konudaki delilleri istenerek açıklığa kavuşturulması gerekir.
Somut olayda dava konusu taşınmazda taraflar dava dışı kişilerle birlikte paylı maliktirler.
Davacı taraf dava dilekçesi ile iddia ettiği miras payının taksimine ilişkin yazılı bir delil sunamamıştır. Paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi kararı verilebilmesi için davacının dava konusu taşınmazda kullandığı herhangi bir yerin olmaması gerekir. Mahkemece davacının dava konusu taşınmazda kullandığı yerin olup olmadığı araştırılarak davacının taşınmazda kullandığı yer bulunmadığı anlaşılırsa davacının payına elatmanın önlenmesine karar verilmelidir. Açıklanan hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.