A)Davacı İstemi; Davacı, 21/09/2001 tarihinde terör mağduru olarak ... Belediyesi bünyesinde işe başladığını, davacının 3713 Sayılı Yasa kapsamında vazife malulü aylığı almakta olduğunu, işverenin 2001-2012 yılları arasında davacının bu hukuki statüsünü dikkate almaksızın 506 Sayılı Kanunun 3/II-C maddesindeki, "kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malullük ve emekli aylığı almakta iken bu kanuna tabi sigortalı bir işte çalışanların 78. maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden 63. maddeye göre sosyal güvenlik destek primi kesilir.'' hükmünün yer aldığını, 63. maddenin ise, ''bu kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam olunur. Ancak bunlardan 78. maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden %30 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir bu primin 1/4'ü sigortalı hissesi ve 3/4'ü ise işveren hissesidir'' hükmü olduğunu, 5510 Sayılı Kanunun 5. maddesinin ise 3713 Sayılı Kanuna göre aylık alan kişilerin aylıkları kesilmeksizin uzun vade sigorta kollarına tabi çalışacaklarını, ancak 4/a kapsamında çalışanlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarının uygulanacağını, uzun vade sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde isteğin kuruma bildirildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren haklarında uzun vadeli sigorta kolları prim uygulaması yapılacağının düzenlendiğini, 5510 Sayılı Kanunun geçici 14. maddesinde, davacı gibi olanlara sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın C hükmünün uygulanacağını belirttiğini, 89. maddesinin ise yersiz olarak tahsil edilen primlerin ilgilisine iade edileceğini düzenlediğini, Yozgat İş Mahkemesinin 2014/11 Esas sayılı dosyası ile yanlış ve yersiz tahsil edilen primlerin Yozgat Belediyesinden iadesini talep ettiklerini, ancak husumet yanlış yönetildiğinden dolayı davanın reddedildiğini, akabinde davalı kuruma 09/12/2015 tarihli dilekçe ile dava konusu alacakların iadesi için başvurduklarını, ancak davalı Kurumun 14/12/2015 tarihli yazıları ile taleplerini reddettiğini, bu nedenle, haksız ve yersiz olarak kesilen ve davalıya yatırılan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 16.100,00 TL'nin yersiz kesilen her bir aylık primin ayrı ayrı davalı kuruma yatırıldığı tarihi (ödemeyi) takip eden aybaşı tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. B)Davalıların Cevapları;Davalı vekilinin 24/02/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Kurumlarınca yapılan işlemlerin yasal düzenlemeler doğrultusunda yapıldığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Kararı; Mahkemece 5510 Sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar sosyal güvenlik destek primi, bu tarihten sonra ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanması ve davacının prime esas kazancından kesilen yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası primleri arasındaki farkın iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle "DAVANIN KABULÜ İLE; 1-16.100,00 TL’nin her bir aylık priminin ayrı ayrı davalı kuruma ödendiği tarihi takip eden aybaşı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE " karar verilmiştir. D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;“Görev malüllüğü aylığı alan davacının 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından yararlanma talebine ilişkin ilk defa 12/01/2012 tarihinde dilekçe verdiği anlaşılmışsa da, davacı adına uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak işe giriş bildirgesi verilmesi ve işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi prim kesilmesi, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak konusunda yazılı irade yerine geçeceği kabul edilmelidir. Davacıya ait sigorta hizmet cetvelinde, davacının 03/10/2011 ile 24/01/2012 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarından primlerin kesilerek Kuruma yatırıldığı anlaşılmakla, Kurumun sonradan davacının uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmalarına iptal etmesi Anayasal sosyal güvenlik hakkının ihlali niteliğindedir. 506 sayılı Yasanın 84. Maddesi kapsamında yersiz bir prim ödemesi olmadığı, 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasa kapsımında primlerin toptan ödenmesinin yasal koşulları da bulunmadığından primlerin iadesine dair mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular karşısında davanın reddi gerektiği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.1-Davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile, 2-Yozgat İş mahkemesinin 31/10/2017 tarih ve 2016/55 esas ve 2017/294 karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine,

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
23.12.2019 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunu 5510 sayılı Kanun 3713 sayılı Yasa kapsamında vazife malulü aylığı almakta olduğunu, işverenin 2001-2012 yılları arasında davacının bu hukuki statüsünü dikkate almaksızın 506 Sayılı Kanunu 3713 sayılı Kanuna göre aylık alan kişilerin aylıkları kesilmeksizin uzun vade sigorta kollarına tabi çalışacaklarını, ancak 4/a kapsamında çalışanlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarının uygulanacağını, uzun vade sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde isteğin kuruma bildirildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren haklarında uzun vadeli sigorta kolları prim uygulaması yapılacağının düzenlendiğini, 5510 Sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 506 sayılı Kanun 5510 sayılı Yasa'nın geçici 14’üncü maddesinin c bendinde yer alan; “c)-2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunu 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu HMK md.353/1 HMK md.370/2 K3713 md.14 K5510 md.5 K3713 md.78 K506 md.84 K506 md.2 K6100 md.2