14. Hukuk Dairesi 2011/10328 E. , 2011/11999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava ,itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, "davanın reddine" karar verildiği halde gerekçeli kararda hüküm sonucu “davanın reddine, davalı lehine % 40 tazminat 1982,96 TL'nin davacıdan tahsiline” şeklinde yazılmış, gerekçeli kararda kısa kararda yer almayan tazminata ilişkin konuda hüküm kurulmuş, bu nedenle tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür.
10.4.1992 tarihli 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı; bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmasızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür. Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.