13. Hukuk Dairesi
Davacı, davalı tarafından başlatılan .../Özalp İcra Müdürlüğünün 2014/1225 sayılı dosyasına süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, takibine konu faturalarda yapılan kesintilerin 01.04.2014 tarihinde imzalanan sözleşmeden kaynaklandığını, 19.06.2014 tarihinde merkezlerine gönderilen şikayet dilekçesinde"...Özel Lokman Hekim ... Hastanesinden kendi adına ilaç raporu çıkarıldığının ve kendisinin Zonguldak'ta oturduğunun, ...'la hiçbir alakasının ve bağlantısının olmadığının..." ifade edildiğini, yapılan incelemelerde 4720 adet sahte e-reçete düzenlendiği, ancak bunların 4478 adedinin eczanelerden tahsil edildiğini, kurum zararının meydana geldiğini ve adı geçen eczacıya herhangi bir cezai şart uygulanmadığını, ancak 107 sahte reçete bedeli toplamı 26.843,37 TL’nin davalının kurumdaki alacaklarından mahsup edildiğini ileri sürerek; herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine ve icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 107 sahte reçete bedeli toplamı 26.843,37 TL’nin davalının kurumdaki alacaklarından mahsup edildiğini ve sahte reçeteler nedeniyle herhangi bir cezai işlem uygulanmadığını ileri sürerek, kesinleşen icra takibinde borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Davalı, davanın reddini dilemiş, mahkemece hükme esas alınan rapora atıfla sahte reçetelerin eczacı ya da çalışanları tarafından yapıldığının ispat edilmesi gerektiği, davacı Kurumun davalı eczacı hakkında iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlgili Protokolün 5.3.10 maddesinde “ Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat küpürü/sahte karekod sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır... Ancak, söz konusu sahte küpür veya sahte reçete veya sahte raporun eczacı ya da eczacı çalışanları dışında üçüncü kişilerin dahili ile Kuruma fatura edildiğinin yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz.’’ hükmü düzenlenmiştir. Uyuşmazlığa konu 107 adet reçetenin sahte olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Her ne kadar, bu madde kapsamında eczacının kastı olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, karşılığı bulunmayan 26.843,37 TL tutarındaki reçete bedelinin davacı Kurum tarafından davalı eczacının alacaklarından mahsup edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; davalının kastı olmasa da sahte reçete bedellerinin Kurumca eczaneye ödenmemesi gerektiğinden, mahkemece 26.843,37 TL tutarındaki reçete bedeli yönünden açılan menfi tespit davasında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve Yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın