13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/27720
- Karar No
- 2013/9394
- Karar Tarihi
- 11.04.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2012/27720 E. , 2013/9394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile uzun yıllar komşuluk yaptıklarını, davalıya birçok kez borç para verdiğini, son olarak 11.4.2006 tarihinde 30.000 Euro borç para verdiğini, karşılığında davalıdan belge aldığını, borcun ödenmemesi üzerine bu belgeye dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımının dolduğunu, borcu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2.Davacı alacaklı, icra takip talebinde asıl alacağa %16 oranında temerrüt faizi uygulanmasını talep etmiş, davalı borçlu, icra takibine faiz yönünden de itiraz etmiştir. Mahkemece itirazın kısmen iptaline karar verilmek suretiyle talep edilen faiz oranı kabul edilmiştir. Oysa davacı yasal faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözetilerek davacı alacağına yasal faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.