21. Hukuk Dairesi         2018/7094 E.  ,  2019/6846 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili, davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı; Davalı Kurum vekili, haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı; “Davanın kısmen kabulü ile; davacıya tebliğ edilen 2016/058480, 2016/058484 ve 2016/058485 takip numaralı ödeme emirlerinden davacının...Hizmetleri A.Ş. nin kayyum atanmadan önceki son yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle sorumlu olduğundan iş bu ödeme emirleri yönünden iptal talebinin reddine, davacıya tebliğ edilen 2016/058481, 2016/058482,2016/058483 ve 2016/058487 takip numaralı ödeme emirlerinde görünen pirim ve gecikme zammı alacağının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle iş bu ödeme emirlerinin iptaline, davacıya tebliğ edilen 2016/058488 takip numaralı ödeme emirlerinde görünen prim ve gecikme zammı borcunun bulunmadığının tespitine" karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı; "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

E) Temyiz Nedenleri,

Davalı Kurum vekili; davacının zamanaşımı ve dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, bilirkişinin 5 yıllık zamanaşımı süresini dikkate alarak değerlendirme yaptığını, kurum alacaklarında 24/06/2004 den sonraki dönem için 10 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davaya konu ödeme emirlerini 14/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 20/10/2016 tarihinde açıldığı, 21/01/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 04/01/2016 tarihli kararda davacının...Hizmetleri Turizm Tic. A.Ş.ye 3 yıllığına yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak seçildiği, müştereken temsil ve ilzama yetkili olduğu, adı geçen şirketin ... Sulh Ceza Hakimliğinin 03/06/2016 tarih, 2016/2355 D. İş sayılı kararı ile yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak ve yeni yönetim kurulunu oluşturmak üzere kayyım atanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinde sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesinde de Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinden farklı olarak, tüzelkişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri yanında, şirket yönetim kurulu üyelerini de sorumlu tutmaktadır.

Somut olayda; 2016/058487 takip nolu ödeme emrine konu 2010/1.-3.-7. dönem şirket borcuna ilişkin herhangi bir bildirim ya da ödeme emrinin davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde şirkete tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ve ödenmemiş ise davacının bu süreçte ödememek için haklı sebebi olup olmadığı (yönetim kurulu üyesi olduğu dönemdeki tüm ödemelere ilişkin belgelerin araştırılarak) araştırılmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi 2016/058488 takip nolu ödeme emrine konu borç bakımından da davacının ilgili şirkete kayyım atandıktan sonra yeniden yönetim kurulu üyeliği verilip verilmediği, ödeme konusunda yetkili kılınıp kılınmadığı, yetkili kılınmış ise herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı (yapmış ise ilgili belgeler araştırılarak), davacının yasal mevzuat çerçevesinde haklı sebeple ödememe halinin mevcut olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesi de isabetsizdir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
12.11.2019 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 5510 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 506 sayılı Kanun K506 md.80/12 HMK md.353/1 K6100 md.373/1 HMK md.373/1 K5510 md.88/20