8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2010/5239 E. , 2011/1802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ve ..., asli müdahil ... ile Hazine ve Çardak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmın reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 07.07.2010 gün ve 34/908 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümünün adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ..., niza konusu taşınmazın 11.5.1956 günlü senetle kayınpederi tarafından altın karşılığı kendisine bağışlandığını, zilyet bulunduğunu, dava konusu taşınmazın davacılarla ilgisi olmadığını açıklayarak, adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı gereğince davacıların davasının reddine, müdahil davacı ...’in davasının kabulü ile teknik bilirkişinin 7.5.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 2069,17 m2 taşınmaz bölümünün müdahil adına tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapıldığına, 1979 yılında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümünün öncesinde müdahilin kayınpederi zilyetliğinde bulunduğu, ibraz edilen ve nizalı taşınmaz bölümüne uyduğu belirlenen senetle ...ye bağışlandığı, her ne kadar tespit dışı bırakılmış ise de, evveli itibariyle de zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olduğu gibi, tespit dışı bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar da kazanma süresi ve koşullarının oluştuğu yerel bilirkişi ve tanıklar, kıraç tarım arazisi olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından açıklandığına göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki husus dışında temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava, kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğinin davada yer alması yasal hasım olmasından ileri gelmektedir. Tescil davalarının kabulü halinde Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliği harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Mahkemece “....davalı Hazinenin harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına”, “...Asli müdahil davacı ... tarafından yapılan toplam 309,60 TL yargılama giderinin davalı Hazineden alınarak müdahil davacı ...’e verilmesine” karar verilmiş olması kanuna aykırı ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden; hükmün 5 ve 7.bendlerinde yeralan yukarıda belirtilen cümlelerin HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükümden çıkarılmasına ve yerine; “Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 167 TL harcın asli müdahilden tahsiline ve yargılama giderlerinin asli müdahil üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.