14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2013/10533 E. , 2013/14014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.07.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 23.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ise yükleniciye temlik nedeniyle ödenen 80.000 USD'nin davalılardan tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı yüklenici ...'a yönelik açılan dava tefrik edilmiş arsa sahiplerine yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının temyizi üzerine Dairemizin 29.03.2010 tarihli 2010/2693 Esas, 2010/3408 Karar sayılı ilamı ile yüklenici ile arsa maliki arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunması sebebiyle tefrik kararının hatalı olduğu ayrıca davacıya temlik edilen hakkın konusu olan yerin fiilen hangi parselde kaldığının belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak gerekli araştırmalar yapılmış sonuçta davalı ...'a yönelik olarak açılan davanın bedel yönünden kabulüne, arsa maliklerine yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı ... vekili, temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Türk Medeni Kanunu m. 950'de yapılan tanıma göre "hapis hakkı" bazı koşulların varlığı halinde alacaklıya yedinde bulunan borçluya ait bir malı iadeden kaçınmak ve alacağını tahsili için paraya çevirme yetkisi tanıyan hukuki bir teminat kurumudur. Hapis hakkının alacaklı tarafından kullanılmasında aranan koşullar ise; alacaklının borçluya ait eşyayı onun rızası ile elinde bulundurması (zilyet olması), alacaklının hapis hakkına esas teşkil eden alacağın muaccel olması, borçluya ait eşya ile alacak arasında bir bağlantının bulunması ve nihayet hapis hakkı kullanılmasının taraflar arasındaki sözleşme ile yasaklanmamış olmasından ibarettir. Hiç kuşkusuz, hapis hakkı kullanacak olan alacaklının ilişkinin başından hapis hakkının kullanıldığı ana kadar iyiniyetli olması da gerekir.,
Bu açıklamaların ışığı altında somut olaya bakıldığında, davacıya satılan bağımsız bölüm 4766 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunmaktadır, bu nedenle mahkemece alacak ile bağlantısı olmayan ve davacının zilyetliğinde de bulunmayan 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.