Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19. maddesindeki “Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder” hükmü ile CMK'nın 35/3. maddesindeki “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” hükmü karşısında, cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığa gerekçeli kararın tebliğine ilişkin evrakta, bu kararın sanığa okunduğuna dair herhangi bir ifadeye yer verilmemesi nedeniyle gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüne karar verilerek, temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ...’ın ileri sürdüğü temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 13/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.