14. Hukuk Dairesi         2013/10443 E.  ,  2013/12685 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 22/11/2010 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 15/11/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yola elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir

Davacı vekili, davalının 1350 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evinin doğu kısmı ile ayakkabılığın köy yoluna tecavüzde bulunduğunu belirterek evin tecavüzlü bulunduğu 13,61 m2, ayakkabılığın tecavüzde bulunduğu 9,09 m2 lik kısımlara ilişkin müdahalenin önlenmesini ve tecavüzlü kısımların kal'ini talep etmiştir.

Davalı vekili, aynı taraflar arasında Gerede Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/700 Esas 2006/574 Karar sayılı ilamı ile karar verildiği, kararın kesinleştiğini belirterek kesin hüküm itirazında bulunmuştur. Mahkemece, kesin hüküm bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır. Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm, 6100 sayılı HMK’nun 303. maddesinde düzenlenmiş olup madde metninde “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, Gerede Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/700 Esas 2006/574 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhine yola müdahalenin önlenmesi ve tecavüzlü yapıların kal'ine ilişkin dava açtığı, mahkemece davanın kabulü ile ayakkabılık yapmak suretiyle tecavüz teşkil eden krokide A harfi ile gösterilen 11,638 m2 lik alana davalının müdahalesinin men'ine, ayakkabılığın kal'ine karar verildiği ve kararın Dairemizin 22.01.2007 tarih 2006/15461 Esas 2007/378 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.

Davacı, Gerede Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/700 Esas 2006/574 Karar sayılı dosyasında evin yola tecavüzlü olan kısmına ilişkin talepte bulunmamış olup bu talebi yeni bir talep niteliğinde bulunduğundan ve müdahale devam ettiği sürece önceki davadaki hükmün kesin hüküm oluşturmayacağı da değerlendirilerek mahkemece işin esası hakkında inceleme yapılması gerekirken kesin hükümden söz edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
02.10.2013 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.303 HMK md.303