19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/2338 E. , 2013/9092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacının vasisinin vekili, davalının müvekkili aleyhine kredi sözleşmesine dayalı takip başlattığını, müvekkilinin uzun süreden beri akıl hastası olup sözleşme tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığını, bu nedenle kredi sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu, her ne kadar kredi davacı tarafından alınmış gözükmekte ise de gerçekte davacıya para verilmediğini belirterek davacının icra takibi ve takibe konu kredi sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredinin çekildiği dönemde davacının akıl hastası olup olmadığının önemli olduğunu, kredinin çekildiği dönemde davacının kendisine ait sürücü belgesi bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, davacının sözleşme tarihi olan 13.04.2006 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ... hakkında Hatay Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.03.2008 tarihli kararıyla kısıtlılık kararı verilerek kendisine vasi tayin edildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 maddesi hükmü gereğince kısıtlı adına dava açılabilmesi vesayet makamının iznine tabi olup bu konuda vesayet makamı tarafından vasiye verilmiş bir izin bulunmadığı gerek dava ve vesayet dosyası içeriğinden gerekse bu konuda düzenlenen tutanaktan anlaşılmaktadır. Kanuni, temsilcinin dava açıp yürütmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hallerde izin belgelerinin bulunması dava şartı olup bu durumun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Mahkemece anılan bu yön gözetilmeksizin davaya bakılması usule aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.