11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/7195 E. , 2013/22368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2012 tarih ve 2011/207-2012/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait TSE markasının davalı tarafından izinsiz olarak sözleşme yapılmadığı halde kullandığını, bu kullanımın yaptırılan tespit ile belirlendiğini ileri sürerek davalının tecavüzünün durdurulmasına, önlenmesine ve 6.500 TL maddi tazminat ile 32.500 TL manevi tazminatın markaya tecavüz oluşturan eylemlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının TSE belgesinin 06/05/2010 tarihinde askıya alınmasına rağmen 18/03/2011 tarihinde TSE markalı üretim yaptığının tespit edildiği gerekçesiyle 6.500 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın 16/02/2011 tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, hüküm fıkrasının yüksek tirajlı bir gazetede bir kez ilanına ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, davacı vekilinin, müvekkilinin marka haklarına tecavüzün önlenmesine, TSE markasının davalı tarafından ürünlerde, tanıtım vasıtalarında, internet ortamında, ticari evrakta kullanımının önlenmesine, markada belirtilen unsurlardan çıkarılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların toplatılmasına, üretim araçlarına el konularak müsaderesine ilişkin taleplerinin, dava açıldıktan sonra verilen ara karar ile karşılanmış olmasına göre, bu talepler bakımından “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.